İktidarlar sonsuz değildir
İktidarlar sonsuz değildir ile ilgili tüm detaylar haberimizde. Türkiye ve dünya gündemini meşgul eden bu son dakika gelişmesi, günün en çok konuşulan ve dikkatle takip edilen konuları arasında ilk sıralarda yer alıyor. Toplumsal, siyasi veya sosyal hayatı doğrudan etkileme potansiyeline sahip olan bu olay, uzmanlar ve kamuoyu tarafından farklı pencerelerden değerlendiriliyor. Ortaya çıkan yeni bilgiler, resmi açıklamalar ve tarafların yaklaşımları sürecin seyrini adım adım değiştiriyor. Yaşanan bu kritik gelişmeyi tüm boyutlarıyla aktarıyoruz.
İçindekiler 📌
İktidarlar sonsuz değildir Detayları
Demokraside iktidarlar değişir. Bir iktidarın ülkeyi yönetmekte zorlanması, iktidarda kalabilmek için halkına baskı yapması ve dış desteğe mahkûm olması, ülkeyi yönetmekte başarısız olduğunun göstergeleridir.
Gül ve Erdoğan’a kurdurulan AKP’nin iktidara, ABD’nin “ılımlı İslam” doktrini ve BOP projesine destek olması için, Ecevit hükümetinin Bahçeli operasyonu ile görevden uzaklaştırılarak getirildiği, herkesin bildiği bir gerçektir.
Bu iktidara biçilen rol, Türkiye Cumhuriyeti’nin, demokratik, laik, sosyal hukuk devleti niteliklerinin ve ulus devlet özelliğinin değiştirilmesiydi. AKP-Erdoğan iktidarının öncelikli görevi, bu değişimin önündeki engellerin kaldırılmasıydı. Bu amaçla Türk Silahlı Kuvvetleri, Dışişleri Bakanlığı, bu kurumları başarılı kılan, ayakta tutan liyakat sisteminin dışına çıkarıldılar. Bunun yeterli görülmediği hallerde de başta Silahlı Kuvvetler olmak üzere, bu kurumlara ve diğerlerine kumpaslar kurularak, çökertildiler. ABD ve AB, onların amaçlarına da uygun bu adımları desteklediler.
Devletin yönetim biçimi, geçerliliği tartışmalı bir halk oylaması ile cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi denen, tam yetkili ancak hiçbir sorumluluğu olmayan tek adam rejimi ile değiştirildi.
Bu değişimin sonunda Türkiye Cumhuriyeti’nin parlamenter demokrasi siyasi yapısı, devletin temel nitelikleri ve ekonomisi çöktü.
Yargı bağımsızlığı ortadan kaldırılarak, hukuk sistemi çökertildi. Cumhuriyetin 80 yılda yarattığı, emperyalizmin bugün bile hazmedemediği yenilgisini temsil eden tüm varlıkları yabancılara satıldı. Tarım, hayvancılık öldürüldü. Sanayi atılımları durduruldu. Üç-beş yandaş inanılmaz biçimde zenginleşirken halk hızla yoksullaştı. Ülke yarı sömürge haline geldi.
Türkiye, Düyun-ı Umumiye dönemini anımsatan büyük bir borç yükü altına girdi. Yüksek faizli, sıcak para ile yaşamaya başladı. Bu durum, iktidarın giderek daha büyük ölçüde emperyalizmin etkisi altına girmesine ve her alanda pazarlık gücünü yitirmesine, dış politikada zayıflamasına, her geçen gün ülke çıkarlarından daha da ödün vermek zorunda kalmasına yol açtı.
Türkiye Cumhuriyeti’nin bölünerek etkisizleştirilmesi için koşulların uygun olduğunu düşünen emperyal güçler, PKK ve etnik Kürt milliyetçiliğini kullanarak ulus devletin ortadan kaldırılması için harekete geçtiler.
AKP’nin, ABD ile İsrail’in Büyük Kürdistan projesine yarayan Irak ve Suriye’ye müdahalelerine desteğini ve Filistin’e arka çıkar gibi görünürken İsrail’e verdiği desteği de bu çerçevede düşünmek gerekir.
Ancak Erdoğan’ın, Türkiye Cumhuriyeti’nin temel niteliklerini özümsemediğini ve benimsemediğini düşündüğü Türk ulusu Atatürk’e, devletin demokratik, laik, sosyal hukuk devleti ve ulus devlet niteliklerine sahip çıkmaktadır. “Açılım süreci” ve “terörsüz Türkiye” adımlarının iktidara oy kaybettirmesi bu nedenledir.
Bu gelişmenin iktidarının geleceğini tehlikeye düşürdüğünü gören Erdoğan, giderek hukuktan ayrılmış ve tek adam rejimini her geçen gün artan baskıcı biçimde sürdürmeyi seçmiştir. Bu tutum halkın iktidara tepkisini daha da artırmış, AKP son yerel seçimlerde büyük bir oy kaybına uğramıştır. Bu gelişmede, Özgür Özel yönetimindeki CHP’nin etkisi belirleyici olmuştur.
Erdoğan, kendi tanımlamasıyla, “dişine göre muhalefet/rakip” aramaktadır. Kılıçdaroğlu ve onun yönetiminde bir CHP, bu tanıma uyduğunu geçmişte göstermiştir. Erdoğan’ın Trump’a övgü dolu mesajı, CHP’ye operasyondan birkaç gün önce Trump’la yaptığı telefon görüşmesi; Fidan’ın Almanya Dışişleri bakanı ile görüşmesindeki söylemi, içeride muhalefete karşı atılacak adımlara, dış destek bulma çabası gibi görünmektedir.
1960 Demokrat Parti Tahkikat Komisyonu’nun günümüzdeki uygulaması olan CHP mutlak butlan kararı ve sonrasında ortaya çıkan gelişmeler ve görüntüler, Erdoğan’ın, sonu belli bir senaryoyu bir kez daha uygulamaya çalıştığını göstermektedir.
Halkın desteğine sahip olmayan bir iktidarın, baskı ve dış destekle sürdürülemeyeceğini gösteren, Osmanlı dahil örneklere rağmen yine o yola girilmesinin nedeni, iktidarın kaybedilmesinin verilemeyecek hesapların sorulmasına yol açacağı endişesi mi acaba?
Tarih, ders almayanlar için bir kez daha tekerrür edecek ve Türk ulusu, emperyalizme ve onun içerideki işbirlikçilerine gereken dersi vererek Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyete de onun kurucu partisi CHP’ye de sahip çıkacaktır.
CHP’ye kurulan mutlak bulan kumpasının amacını geçen hafta yazmıştım.
“CHP’nin Çevre Sokak’taki CHP Genel Merkez binasına bir kısım demirbaş eşya ve birkaç dosyayı almak için gittiğimde ilginç bir manzara ile karşılaştım.
CHP’nin seçilmiş genel başkanı Özgür Özel’in 24 Mayıs’ta Eskişehir Yolu-TBMM önünde yaptığı başlangıcın ardından ilk durağı İzmir’di.
İstanbul Bilgi Üniversitesi, bir gece yarısı -cumhurbaşkanı kararnamesi ile- kapatıldı geçenlerde.
Karakter, bireyin kişiliğini oluşturan, ortaya koyan nitelikleridir.
Eskiden bayramlarda evden kaçılmaz, tam tersine ailece evlerde toplanılırdı.
Türkiye’nin yakın tarihinde sınıf çelişkileri kentsoylu-işçi bilinci üzerinden değil, yurtsever aydın, köylü ile derebeylik temsilcileri arasında yoğunlaştı.
Küresel kapitalist sistem hızlı ve yoğun bir dönüşümün içinden geçiyor.
Aslında yargı ve hukuk sistemimizin geldiği nokta, yaşanan örnekler karşısında; son mutlak butlan kararının hukuken açıklanmasının ne yararı var pek emin değilim, bu karar esas siyasal yönü ile değerlendirilmelidir, hatta daha çok “demokrasi”, “serbest seçimler”, “seçme-seçilme hakkının siyasal boyutları” açılarından siyaset bilimi yönünden incelenmelidir ama elden gelen bir şey yok, ünlü sözü tekrar ederek biz de kendi sözümüze girelim…
1990’lı yıllarda Dışişleri Bakanlığı, Afrika kıtasının gelecekte dünya ekonomisinde önemli rol oynayacağını görüyor, Çin’in kıtaya ilgisini yakından izliyordu.
Prusyalı General Carl von Clausewitz’in söylediği gibi, “Savaş, siyasetin başka araçlarla devamıdır.”
Türkiye’nin içine düşürüldüğü çaresizlik, uzun diplomasi yaşamında kendisini hiç çaresiz hissetmeyen beni isyan ettiriyor.
17-19 Nisan 2026 tarihleri arasında düzenlenen, “Yarını Tasarlarken Belirsizliklerle Başetmek” konulu Antalya Diplomasi Forumu önemli ve ibretlik açıklamalara sahne oldu.
Son dakika Kapsamında Yaşanan Gelişmenin Etkileri
Meydana gelen bu kritik gelişme, sadece bugünün gündemini belirlemekle kalmıyor, aynı zamanda önümüzdeki dönemin stratejik kararları üzerinde de güçlü bir etki yaratıyor. Son dakika kategorisinde yayınlanan diğer detaylı analizlerde ve uzman raporlarında da sıklıkla vurgulandığı üzere, bu tür dönüm noktaları toplumun farklı kesimlerinde çeşitli ve kalıcı yansımalar bulmaktadır. İlgili sektör uzmanları, sürecin zaman içinde daha net bir çerçeveye oturacağını ve yeni verilerle şekilleneceğini öngörüyor. Neler Oluyor platformu olarak, süreci en ince ayrıntısına kadar yakından takip ediyor, güncel veriler ve yetkili ağızlardan yapılan açıklamalar ulaştıkça haberimizi anlık olarak güncelleyerek sizlere en doğru bilgiyi sunmaya devam ediyoruz.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
İktidarlar sonsuz değildir olayı ne zaman oldu/yayınlandı?
Bu haberin detayları, 27.05.2026 tarihinde kaynaklardan teyit edilerek sistemimize eklenmiş ve güncel olarak sunulmuştur.
Buna benzer daha fazla Son dakika haberini nerede bulabilirim?
Sitemizin Son dakika kategorisine göz atarak, bu ve benzeri tüm güncel haberlere ulaşabilir ve gündemi yakından takip edebilirsiniz.
İçeriğin güvenilirliği ve hazırlayan kaynak kimdir?
Haber metni, uzman editör admin tarafından ajans ve veri akışları üzerinden derlenerek tarafsızlıkla oluşturulmuştur.
{“@context”:”https://schema.org”,”@type”:”NewsArticle”,”headline”:”İktidarlar sonsuz değildir”,”image”:[“https://media.cumhuriyet.com.tr/Archive/yazarlar/sabit/yazar479_cover.jpeg”],”datePublished”:”2026-05-27T01:00:00+00:00″,”dateModified”:”2026-05-27T01:00:00+00:00″,”author”:{“@type”:”Person”,”name”:”admin”},”publisher”:{“@type”:”Organization”,”name”:”Neler Oluyor”,”logo”:{“@type”:”ImageObject”,”url”:”https://neleroluyor.com.tr/wp-content/uploads/logo.png”}},”mainEntityOfPage”:{“@type”:”WebPage”,”@id”:”https://neleroluyor.com.tr”}}
{“@context”:”https://schema.org”,”@type”:”FAQPage”,”mainEntity”:[{“@type”:”Question”,”name”:”İktidarlar sonsuz değildir olayı ne zaman oldu/yayınlandı?”,”acceptedAnswer”:{“@type”:”Answer”,”text”:”Bu haberin detayları, 27.05.2026 tarihinde kaynaklardan teyit edilerek sistemimize eklenmiş ve güncel olarak sunulmuştur.”}},{“@type”:”Question”,”name”:”Buna benzer daha fazla Son dakika haberini nerede bulabilirim?”,”acceptedAnswer”:{“@type”:”Answer”,”text”:”Sitemizin Son dakika kategorisine göz atarak, bu ve benzeri tüm güncel haberlere ulaşabilir ve gündemi yakından takip edebilirsiniz.”}},{“@type”:”Question”,”name”:”İçeriğin güvenilirliği ve hazırlayan kaynak kimdir?”,”acceptedAnswer”:{“@type”:”Answer”,”text”:”Haber metni, uzman editör admin tarafından ajans ve veri akışları üzerinden derlenerek tarafsızlıkla oluşturulmuştur.”}}]}