Hiçbirimiz masum değiliz haberiyle ilgili en güncel gelişmeleri, sıcak haber başlıklarını ve derinlemesine incelemeleri burada bulabilirsiniz. Türkiye ve dünya gündemini meşgul eden bu son dakika gelişmesi, günün en çok konuşulan ve dikkatle takip edilen konuları arasında ilk sıralarda yer alıyor. Toplumsal, siyasi veya sosyal hayatı doğrudan etkileme potansiyeline sahip olan bu olay, uzmanlar ve kamuoyu tarafından farklı pencerelerden değerlendiriliyor.
📌 İçindekiler Tablosu
Hiçbirimiz masum değiliz Detayları
Sevgili okurlarım, neyse bayram bitti. Cennete bir adım daha yaklaşmak için kesilen etlerin çoğu derin donduruculara yerleştirildi, kimsenin etinde gözüm yok ama kurban parasını sevdiğim kurumlara bağışlayanlara teşekkür etmek istiyorum. Bir çocuk için pahalı kanser ilacı alınabildi, bir gence eğitim hayatı boyunca burs çıktı. Bu arada 2018 yılının kurbanında Rize’de kesime götürülürken denize kaçan, üç gün boyunca inatla yüzdükten sonra Trabzon’da karaya çıkan, şimdilerde Ahbap Derneği’nin güvenli ahırlarında yaşayan boğa Ferdinand da bir yaşına daha girdi.
Neyse bu kadar yeter, şimdi gelelim içinde bulunduğumuz belirsizlik zamanlarına. Sevgili dostlarım, sosyal medyada hemen herkes günah çıkarıyor. Herkes Kılıçdaroğlu için “Bizi kandırmış, biz de kanmışız!” diyerek bağışlanmasını istiyor. Haklılar, Menderes yönetiminden beri o kadar çok kandırıldık ki günahlarımız tavan yaptı, bizi affedecek rahip kulübelerimiz, Yahudiler gibi ağlama duvarımız da yok. Kaldık mı kendimizle baş başa…
Baş başa kaldık ama benim de aklımdaki bütün hikâyeler uçup gitti, özellikle ülkenin siyasi durumu hakkında hiçbir şey yazmayayım diyorum çünkü o kadar çok kişi şöyle olmalı, böyle yapılmalı diye akıl veriyor ki ben aklımı kendime saklayayım diyorum. Yaşasın, aklıma Nazi Almanya’sının özellikle alt kademe memurlarının İsrail’de sorgulandığı ve tüm dünyada anında yayınlanan bir belgesel geldi. Ama önce bir soru: Memur nedir? Halkın vergileriyle halk için çalışan insanlardır. Ancak işini iyi yapmaya çalışan memur dostlar alınmasın ama pek çok memur geldikleri makamlarda devletin bir parçası olduğunu düşünür ve bulundukları makama sıkıca sarılıp hiç sorgulamazlar ve karşı çıkmazlar.
Bizden örnekler; TÜBİTAK’ın İslam Tarihinde Katılımlı Yağmur Duaları projesine 3 milyon ayrılması, Diyanet’in gezi ve tatil programları… General olarak atanan kaymakam, şak diye üniversite kapatılması, ülkenin neredeyse tamamının maden şirketlerine peşkeş çekilmesi… Anayasanın defalarca çiğnenmesi, polisin ve jandarmanın özellikle yaşlı insanları yerlerde sürükleyip copla dövmesi, MESEM’in ölü çocuklar cehennemine dönüşmesi, kadın cinayetlerinin neredeyse tamamının valiler, Emniyet mensupları tarafından üstünün örtülmesi, diplomasının sahte olduğu ortaya çıkan rektörlerin, dekanların görevlerine devam etmeleri… Yargı mensuplarının onlar da devletin memurlarıdır, mal varlıklarını açıklamama gibi bir ayrımcılığa sahip olmaları… Buna seçtiğimiz milletvekilleri de dahildir.
Neyse, biz belgesele geçelim. Sözünü ettiğim belgeselde Nazi toplama kamplarını yönetenler, daha çok insanı daha çabuk öldürmek için siyanür bombasını icat eden teknisyenler, Ruslar Berlin kapılarına dayandığında Alman halkını doğuda zafer kazandık diye gazeteler ve radyo yayınlarıyla kandıranlar, hanımları ve metresleri insan derisi palto, çanta, abajur istedikleri için mahkûmları yakılmadan önce derisini yüzdüren komutanlar, bir deri bir kemik kalmış ölümü bekleyen insanlara sanatı sevdirmek için Mahler çaldıranlar hep bir ağızdan haykırıyorlar: “Suçsuzum ben, sadece verilen emirleri yerine getirdim!”
İşte dünyanın alıştığı memur zihniyeti budur. Emirler yerine getirilir. Kimi zaman bu emirler direkt iktidar kanadından gelir kimi zaman da dünyayı yoksul, savunmamız halklar için cehennem yapmak isteyen emperyalist ülkelerin ajanları tarafından kulaklara fısıldanır.
Çok mu ağır oldu, ne yazık ki öyle bir dönemden geçiyoruz ki geçmişten bugüne her şeyi sorgulayıp şeffaf bir dünya yaratmak hepimizin görevi olmalı. Ancak o zaman dağların, yaylaların, nehirlerin, denizlerin neşesi yerine gelir ve dünya bir günlüğüne değil sonsuza dek çocukların oyun alanı olur.
Hamiş: Sevgili dostlarım, günlerden pazar ya içim elvermedi, hadi bir hikâye anlatayım dedim. Yağmurlu bir gün İstanbul’un Karadeniz’e açılan ucu Garipçe köyündeyiz. Kadıköy Kısa Film Atölyesi olarak orada 2010 Avrupa Kültür Kenti İstanbul projesi için yapacağımız on kısa filmden oluşan 90 dakikalık bir film için “İstanbul Bir Cennettir” kısa filmini çekeceğiz. Daha önce araştırmamızı yaptık, yaşanmış bir hikâye. Pakistan’dan yola çıkan bir mülteci nice yollardan geçip Karadeniz kıyılarında yarı ölü karaya vurmuş. Garipçe ahalisi onu battaniyelere sarmış, ayılması için başında beklemişler. Pakistanlı mülteci ayılınca kendisinin ölüp cennete gittiğini sanmış. Öyle mi, işleri sadece midye dolması yapmak olan Mardinli bir aile bir anda ona gerçek cenneti göstermeye karar vermiş ve onu köhne teknelerine alıp Karadeniz’e açılmışlar. Teknede ailenin Arapça, Türkçe, Kürtçe şarkılar söyleyen bir gelini varmış. Ve gariban mülteci dalgaların ve türkülerin eşliğinde kesin cennete gittiğine daha bir inanmış.
Bugün yaşanan inanılmaz Rejim ve Hukuk krizinin temelinde kuşkusuz, kişiliklerin de rolü var.
Zırtullahi kirmani, Türk argosunda ve halk dilinde “ne idüğü belirsiz”, “ciddiye alınmayacak kadar bön (ahmak)” ya da “hiçbir vasfı olmadığı halde önemli bir kişiymiş gibi davranan/görünen kimse” anlamına gelen mizahi bir tabirdir.
Kulağıma eğildi ve “Erdoğan MHP’ye alternatif olarak Kemal Bey’i yeni ve yedek ittifakı olarak hazırlıyor” dedi; “MHP çevrelerinde de bu konuşuluyor”
Dün Saray’ın görevlisi konumundaki Kılıçdaroğlu ile CHP’nin son seçilmiş genel başkanı Özgür Özel’in iki ayrı bayramlaşma toplantıları öncesi başkent kulislerinde bir dedikodu döndürülüyordu.
James Baldwin’in “Kimseler Bilmez Adımı” kitabı, uzun yıllar sonra Bülent O. Doğan’ın çevirisiyle ilk kez Türkçe yayımlandı.
Cumhuriyet Halk Partisi’ni (CHP) bir siyasi rejimle yani Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti Devletiyle bütünleştiren anlayış, bugün olduğu gibi 75 yıl öncesinde de onu yok edilmesi gereken bir düşman saymaktaydı.
Geçen haftaki yazımda ekonomideki "faiz sebep enflasyon sonuç" düşüncesinin, Yap-İşlet-Devret ve Kur Korumalı Mevduat enkazının ülkeyi nasıl yüzde 50'lik faiz duvarına ve rekor enflasyon sarmalına soktuğunu anlatmıştım. Bıraktığımız yerden, siyasetin yargı eliyle dizayn edildiği düşüncesinin ortaya çıkmasına neden olan 19 Mart sürecinden ve "mutlak butlan" kararıyla taçlanan büyük panik döneminden devam edelim.
Sevgili okurlarım, geçenlerde bir kadın arkadaşımla sohbet ediyorduk.
Sevgili okurlarım; 1 Mayıs günü yollardaydım, 25. Afyon Klasik Müzik Festivali nedeniyle gittiğim Afyon’dan dönüyordum.
Sevgili okurlarım, emeklerinin karşılığı bir yıla yakın zamandır ödenmeyen Eskişehir Doruk Madencilik işçileri yürüyerek geldikleri Ankara’da gözaltına alındı.
Son dakika Kapsamında Yaşanan Gelişmenin Etkileri
Meydana gelen bu kritik gelişme, sadece bugünün gündemini belirlemekle kalmıyor, aynı zamanda önümüzdeki dönemin stratejik kararları üzerinde de güçlü bir etki yaratıyor. Son dakika kategorisinde yayınlanan diğer detaylı analizlerde de sıklıkla vurgulandığı üzere, bu tür dönüm noktaları toplumun farklı kesimlerinde çeşitli ve kalıcı yansımalar bulmaktadır.
Neler Oluyor platformu olarak, süreci en ince ayrıntısına kadar yakından takip ediyor, güncel veriler ve yetkili ağızlardan yapılan açıklamalar ulaştıkça haberimizi anlık olarak güncelleyerek sizlere en doğru bilgiyi sunmaya devam ediyoruz.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
❓ Hiçbirimiz masum değiliz haberi hakkında güncel gelişmeler nelerdir?
Bu gelişme, Son dakika alanında derin yankı bulmuştur. En son detaylar, resmi kurum ve güvenilir ajans raporları doğrultusunda sitemizde anlık olarak güncellenmeye devam edecektir.
❓ Buna benzer diğer haberleri nereden takip edebilirim?
Sitemizdeki Son dakika kategorisini ziyaret ederek günün diğer sıcak gelişmelerine ve en son uzman analizlerine anında ulaşabilirsiniz.
❓ İçeriğin güvenilirliği ve hazırlayan kaynak kimdir?
Haber metni, uzman editör admin tarafından ajans ve veri akışları üzerinden derlenerek tarafsızlıkla oluşturulmuştur.