🏷️ Gündem

Kurtulmuş’tan CHP krizi için İçtüzük mesajı: Kılıçdaroğlu'nun konuşmasına engel yok haberiyle ilgili en güncel gelişmeleri, sıcak haber başlıklarını ve derinlemesine incelemeleri burada bulabilirsiniz. Türkiye ve dünya gündemini meşgul eden bu son dakika gelişmesi, günün en çok konuşulan ve dikkatle takip edilen konuları arasında ilk sıralarda yer alıyor. Toplumsal, siyasi veya sosyal hayatı doğrudan etkileme potansiyeline sahip olan bu olay, uzmanlar ve kamuoyu tarafından farklı pencerelerden değerlendiriliyor.

Kurtulmuş’tan CHP krizi için İçtüzük mesajı: Kılıçdaroğlu'nun konuşmasına engel yok Detayları

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Finlandiya ve İsveç temaslarının ardından yurda dönüş yolunda gazetecilerin sorularını yanıtladı. Kurtulmuş, CHP'de grup toplantısı üzerinden yaşanan tartışmalara ilişkin Meclis Başkanlığının siyasi polemiklerin tarafı olmayacağını belirterek, kararların İçtüzük, partilerin grup iç yönetmelikleri ve gelen resmi yazılar çerçevesinde alınacağını söyledi.

Kurtulmuş, CHP Genel Başkanı'nın kendi partisinin grup toplantısında konuşmasını engelleyen bir madde bulunmadığını vurgularken, geçmişte Murat Karayalçın ve Aydın Güven Gürkan örneğinde dönemin TBMM Başkanı Hüsamettin Cindoruk'un da benzer şekilde Meclis Başkanlığını parti içi tartışmaların dışında tuttuğunu hatırlattı.

Finlandiya ve İsveç ziyaretlerini değerlendiren Kurtulmuş, iki ülkenin NATO üyelik süreçlerinde Türkiye ile zaman zaman gerilim yaşadığını ancak NATO'ya katılımlarının ardından ilişkilerde yeni bir dönemin başladığını söyledi.

Kurtulmuş, "Finlandiya ve İsveç, özellikle NATO süreçlerinde birtakım gerilimlerin olduğu ülkelerdi. NATO'ya girdikten sonra her iki ülke açısından da Türkiye ile ilişkilerinde yeni bir dönem başladı." dedi.

Türkiye'nin Avrupa güvenliği bakımından öneminin arttığını belirten Kurtulmuş, Avrupa Birliği'nin etkisizleşmesi ve NATO'nun Avrupa güvenliği konusunda yetersiz kalmasının özellikle Rusya'ya komşu ülkelerde ciddi bir güvenlik ihtiyacı doğurduğunu ifade etti.

Kurtulmuş, "Hakikaten Türkiye'nin önemi artıyor. Avrupa Birliği'nin etkisizleşmesi ve Avrupa'nın güvenliği bakımından NATO'nun yetersiz kalması, özellikle Rusya'ya komşu olan ülkelerde ciddi bir güvenlik ihtiyacı ortaya çıkartıyor. Güvenliği sadece askerî açıdan değil ekonomik ve siyasi güvenlik olarak da görüyorlar. Bu alanlarda Türkiye'nin önemi daha da artıyor. İnşallah bu toplantıların bu bakımdan da faydası oldu." diye konuştu.

Finlandiya ve İsveç'te üst düzey ilgiyle karşılandıklarını belirten Kurtulmuş, Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb ve İsveç Kralı Carl XVI. Gustaf ile yapılan görüşmelerin iki ülkenin Türkiye'ye verdiği önemin göstergesi olduğunu söyledi.

"Havaalanından itibaren üst düzey bir ağırlama ve karşılama vardı. Hem Finlandiya hem de İsveç'te çok ilgi gösterdiler." diyen Kurtulmuş, Helsinki'de Finlandiya Parlamentosu Başkanı Jussi Halla-Aho ve Stockholm'de İsveç Parlamentosu Başkanı Andreas Norlen ile de baş başa ve heyetler arası görüşmeler yaptıklarını aktardı.

NATO PARLAMENTER ZİRVESİ'NE 20'NİN ÜZERİNDE MECLİS BAŞKANI KATILACAK

Kurtulmuş, 28-29 Haziran'da İstanbul'da düzenlenecek NATO Parlamenter Zirvesi'ne Finlandiya ve İsveç meclis başkanlarının da katılacağını söyledi.

NATO ülkelerinin tamamının meclis başkanlarının zirveye katılıp katılmayacağına ilişkin soruya Kurtulmuş, "Şu ana kadar hepsi teyit etmedi ama 20'nin üzerinde meclis başkanı katılacağını bildirdi. Daha vakit var, muhtemelen son ana doğru katılacak meclis başkanı sayısı artacaktır." yanıtını verdi.

İsveç Kralı Carl XVI. Gustaf ile görüşmesinin yaklaşık 40 dakika sürdüğünü belirten Kurtulmuş, ikili ilişkilerin yanı sıra bölgesel gelişmeler, Avrupa'nın geleceği, dünyanın geleceği ve Birleşmiş Milletlerin işlevsiz hale gelmesi gibi başlıkların ele alındığını söyledi.

Kurtulmuş, "Çok samimi bir görüşme gerçekleştirdik. Yaklaşık 40 dakika sürdü, bu da Türkiye'ye verdiği önemi gösteriyor." ifadelerini kullandı.

Kurtulmuş, Türkiye'nin dünyayı yakından ilgilendiren krizlerin fiziki, fikri ve siyasi olarak tam ortasında yer aldığını belirtti.

İsveç Uluslararası İlişkiler Enstitüsündeki yuvarlak masa toplantısında Türkiye'nin Suriye, Azerbaycan-Ermenistan ilişkileri, Rusya-Ukrayna savaşı, Doğu Akdeniz ve Filistin meselesine ilişkin tutumunun merak edildiğini aktaran Kurtulmuş, "Türkiye, şu anda dünyayı yakından ilgilendiren hangi küresel sorun varsa hepsinin fiziki, fikri ve siyasi olarak tam ortasında yer alıyor. Dolayısıyla Türkiye, bu sorunların hiçbirine uzak duramaz, bigâne kalamaz." dedi.

Kurtulmuş, parlamenter diplomasinin bu süreçte daha fazla önem kazandığını belirterek, "Parlamenter diplomasinin ağırlığını daha fazla artıracağız. Çünkü bu çalışmalar Türkiye için millî bir vazife hatta zorunluluk." diye konuştu.

STUBB'IN TÜRKİYE MESAJI: AB GENİŞLEMEDE İLK TÜRKİYE'Yİ GÖRMELİ

Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb'ın "Türkiye'ye AB yolu açılmalı" yönündeki açıklamalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kurtulmuş, Stubb'ın küresel gelişmeleri yakından takip eden ve yönlendirici fikirler üretebilen bir siyasetçi olduğunu söyledi.

Kurtulmuş, Avrupa bakımından yeni bir durum oluştuğunu belirterek, 2014'te Rusya'nın Kırım'ı ilhakıyla birlikte Avrupa Birliği'nin ve NATO'nun yeterli tepki veremediğini ifade etti.

"Trump'ın ikinci dönemine başlamasıyla birlikte Avrupa ile Amerika arasında, Avrupa'nın güvenliği konusunda ciddi ihtilafların ortaya çıktığı aşikâr." diyen Kurtulmuş, Avrupa'nın "Biz bize yeteriz" deme lüksünün kalmadığını vurguladı.

Kurtulmuş, "Avrupa içerisindeki bütün ırkçılık, İslam karşıtlığı, yabancı düşmanlığı gibi Avrupa siyasetini rotasından çıkaran gelişmelere rağmen AB mutlaka genişleyerek kendisini korumak mecburiyetindedir. Genişlemeyi düşündükleri zaman ilk görecekleri yer Türkiye'dir. Finlandiya'da Cumhurbaşkanı Sayın Stubb'ın bunu da açıklıkla kabul ettiğini ve etrafına anlatmaya başladığını da gördüm." ifadelerini kullandı.

Kurtulmuş, ABD-AB ilişkilerine dair görüşlerine görüşmelerde kimsenin itiraz etmediğini belirterek, "Trump'ın özellikle ikinci döneminde Avrupa ile Amerika arasındaki görüş ayrılıkları NATO'yu da etkisizleştiriyor" cümlesini bilerek kullandığını söyledi.

Türkiye'nin gelecekte vazgeçilmez görülüp görülmeyeceği sorusuna Kurtulmuş, "Oraya doğru ilerliyor." yanıtını verdi.

Dünyanın artık iki kutuplu veya tek kutuplu olmadığını belirten Kurtulmuş, çok kutupluluk yerine "çok merkezlilik" kavramını daha doğru bulduğunu ifade etti.

Kurtulmuş, "Hiç şüphesiz Türkiye bunlardan birisi. Jeostratejik önemi, jeokültürel avantajları, tarihi birikimi ve potansiyeli itibarıyla Türkiye bu ülkelerden birisidir. Türkiye birçok ülke tarafından aranılan bir müttefik haline gelecektir." dedi.

Avrupa'da son yıllarda lider sorunu bulunduğunu belirten Kurtulmuş, özellikle Angela Merkel sonrası dönemde Avrupa siyasetinde kayda değer ve etkili liderler çıkmadığını söyledi.

Kurtulmuş, Avrupa Birliği'nin siyasi ve ekonomik entegrasyonda belli bir aşama kaydettiğini ancak ortak savunma gücü oluşturamadığını ifade etti.

Aşırı sağın yükselişi, yabancı düşmanlığı ve İslam karşıtlığının Avrupa siyasetinin ana gövdesini tahrip ettiğini belirten Kurtulmuş, "20 sene evvel Avrupa için düşünülemeyecek birçok çıkış; örneğin aşırı sağın bu kadar yükselmesi, yabancı düşmanlığının ana akım siyasetleri bu kadar etkiler hale gelmesi, İslam düşmanlığının artması aslında Avrupa Birliği ülkelerinin 'ortak sözlü anayasası' diyebileceğimiz değerler sisteminde büyük tahribatlara neden oldu." dedi.

İsrail'in Gazze, Lübnan ve İran'a yönelik saldırılarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kurtulmuş, Batılı ülkelerde İsrail'e yönelik eski mazeretlerin artık aynı şekilde dile getirilmediğini söyledi.

Kurtulmuş, "Çünkü ortada açık bir saldırganlık ve soykırım var. Gazze topraklarında başlayan çok sert bir 'apartheid' rejim uygulaması var. Lübnan'da fiili bir işgal var." ifadelerini kullandı.

İsrail'in giderek savunulamaz hale geldiğini belirten Kurtulmuş, "Netanyahu ve çetesinin tamamen yalnızlaşacaklarını düşünüyorum." dedi.

Türkiye'nin aynı dönemde birçok büyük uluslararası organizasyona ev sahipliği yaptığını belirten Kurtulmuş, NATO Meclis Başkanları Toplantısı'nın 28-29 Haziran'da İstanbul'da, NATO Liderler Zirvesi'nin 6-7 Temmuz'da Ankara'da yapılacağını, Antalya'da ise COP31 toplantısının düzenleneceğini söyledi.

Kurtulmuş, Türkiye'nin PAB 152. Genel Kurulu'nu İstanbul'da rekor katılımla gerçekleştirdiğini belirterek, toplantıya 2 bin 400 kişinin, 800 parlamenterin ve 80'e yakın meclis başkanının katıldığını aktardı.

İSRAİL'İN SALDIRGANLIĞINA KARŞI ÇÖZÜM: DESTEKÇİLER VAZGEÇMELİ

İsrail'in bölgedeki saldırganlığının önüne nasıl geçileceğine ilişkin soruyu yanıtlayan Kurtulmuş, en kestirme yolun Netanyahu hükümetinin arkasındaki destekçilerin bu destekten vazgeçmesi olduğunu söyledi.

Kurtulmuş, "Çok açık şekilde insanlığa karşı suçlar işleniyor." diyerek Gazze'de ateşkesin sağlanamadığını, insani yardımların yapılamadığını, Batı Şeria'da işgalin sürdüğünü ve Beyrut'un bombalandığını söyledi.

ABD başta olmak üzere İsrail'e destek veren ülkelerin de İsrail kadar sorumsuzluk içinde olduğunu belirten Kurtulmuş, İran'a yönelik savaşın ABD ile İsrail arasında hedefler bakımından ciddi farklılıkları ortaya koyduğunu ifade etti.

Kurtulmuş, Netanyahu'nun kişisel siyaseti bakımından sonuç elde etmeye çalıştığını, İsrail'in bölgede "Arz-ı Mevud" anlayışı doğrultusunda son adımı atmak istediğini söyledi.

Gazze'nin tamamen ele geçirilip geçirilmeyeceğine ilişkin soruya Kurtulmuş, Siyonist ideoloji içinde Gazze'nin "Arz-ı Mevud'un tam göbeğinde" olduğunu söyledi.

Kurtulmuş, İsrail'in Beyrut'u da bu nedenle hedef aldığını belirterek, "Attıkları adımların en önemlilerinden birisi de Gazze'deki direnişin yok edilmesiydi, onu sağlamaya çalışıyorlar. Ama Filistin halkı güçlü şekilde direniyor." dedi.

Mısır'ın tavrına ilişkin soruya ise Kurtulmuş, İsrail'in kuruluş süreci ve 1967 Altı Gün Savaşı'na atıf yaparak, Arap ve Müslüman ülkelerin ortak hareket edememesinin İsrail'in en büyük gücü olduğunu söyledi.

Kurtulmuş, "İsrail'in gücü, karşısındaki Arap ülkelerinin, Müslüman ülkelerinin bütünleşik bir şekilde hareket edememesidir. Bugün de öyledir. En büyük gücü; kendi silahı, topu tüfeği, Amerika'nın gücü değil, Müslüman dünyasının bölünüp parçalanmış olmasıdır, iradesiz olmasıdır." ifadelerini kullandı.

Körfez ülkeleri ve Arap ülkelerinin kendi güvenliklerini kendi iş birlikleriyle sağlaması gerektiğini belirten Kurtulmuş, aksi halde İsrail'in bu ülkeleri ciddi bir tehdit olarak görmeyeceğini söyledi.

Bölgenin kendi kaderini tayin etmesine izin verilip verilmeyeceği sorusuna Kurtulmuş, dünyanın artık hegemon güçlerin istedikleri her şeyi yapabildiği bir yer olmadığını söyledi.

Kurtulmuş, "Artık çok kutuplu, çok merkezli yeni bir dünyaya doğru geçiyoruz. Bu sancılar da bu geçişin doğum sancısı." dedi.

Türkiye'nin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Kurtulmuş, Türkiye'nin doğru bir istikamette ilerlediğini ifade etti.

Kurtulmuş, "Türkiye doğru bir istikamette ilerliyor. Bu kadar büyük türbülansların yaşandığı bir dönemde inşallah siyasi istikrarımızı koruyarak, bütünlüğümüzü koruyarak, kendi problem alanlarımızı hızla çözmeyi başararak yolumuza devam edersek Türkiye çok iyi bir ivme yakalamıştır." dedi.

Türkiye'nin savunma sanayii başta olmak üzere yüksek teknoloji alanlarında önemli bir merkez haline geldiğini belirten Kurtulmuş, Türkiye'nin uluslararası çatışma çözümlerinde sözüne itibar edilen, ciddi bir arabulucu ülke konumunu güçlendirdiğini söyledi.

CHP'DE GRUP TOPLANTISI TARTIŞMASI: ÇÖZÜM YERİ CHP'NİN KURUMSAL KİMLİĞİDİR

Kurtulmuş, CHP'de Kemal Kılıçdaroğlu'nun Meclis'te grup toplantısı yapıp yapamayacağı yönündeki tartışmalara ilişkin de konuştu.

CHP içindeki çelişkiyi üzülerek takip ettiğini belirten Kurtulmuş, Meclis Başkanı olarak bu tartışmaların tarafı olmamaya büyük özen gösterdiğini ifade etti.

Kurtulmuş, "Ben Cumhuriyet Halk Partisi'nin içerisindeki çelişkiyi açıkçası üzülerek takip ettiğimi ifade etmek isterim. Meclis Başkanı olarak da içlerindeki bu konuların tarafı olmamaya büyük özen gösteriyorum ilk andan itibaren. Dikkat ederseniz fazla konuşmuyorum, sözlerimi de son derece dikkatli seçmeye çalışıyorum." dedi.

TBMM Başkanlığının bu konularda Meclis İçtüzüğü ve partilerin grup iç yönetmelikleriyle sınırlı olduğunu belirten Kurtulmuş, "Oradan gelecek yazılara göre biz kararlarımızı almak durumundayız." ifadelerini kullandı.

Kurtulmuş, CHP Genel Merkezi ve CHP Grup Başkanlığından gelen yazılar bulunduğunu, CHP Meclis Grup Başkanvekillerinin imzasıyla Grup Başkanı olarak geçen hafta Özgür Özel'in grup toplantısı yaptığını söyledi.

Kurtulmuş, "Aynı şekilde önümüzdeki yasal mevzuat çok açıktır ki Cumhuriyet Halk Partisi'nin Genel Başkanı ya da herhangi bir partinin genel başkanı da kendi partisinin grup toplantısında konuşma yapabilir, bunu önleyecek hiçbir madde yok. Dolayısıyla biz buna göre hareket etmek durumundayız." dedi.

Geçmişte benzer bir uygulama yaşandığını hatırlatan Kurtulmuş, Murat Karayalçın'ın SHP Genel Başkanı olduğu ancak milletvekili olmadığı dönemde, Aydın Güven Gürkan'ın Meclis Grup Başkanı seçildiğini anlattı.

Kurtulmuş, bu konuda dönemin TBMM Başkanı Hüsamettin Cindoruk'a başvurulduğunu belirterek, Cindoruk'un Meclis Başkanlığının bir partinin iç işlerinde taraf olmadığını açık şekilde ortaya koyduğunu söyledi.

Kurtulmuş, "Meclis Başkanlığı açısından konu dün de açıktı, bugün de açıktır. Çok az sayıda da olsa bazı siyasi yorumcular, Meclis Başkanlığını bu konunun tarafı yapmaya kalkmasınlar. Bu meselenin çözüm yeri Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurumsal kimliğidir." ifadelerini kullandı.

TBMM Başkanlığı olarak mevzuat ve kanunlar çerçevesinde katkı sunabilecekleri bir alan olursa CHP'nin kendi meselesini çözmesi için destek olmaya hazır olduklarını belirten Kurtulmuş, yazışmaların TBMM Genel Sekreterliği üzerinden sürdüğünü söyledi.

Kendisine yöneltilen eleştirilere de yanıt veren Kurtulmuş, siyasette eleştirinin doğal olduğunu ancak Meclis Başkanlığının gündelik siyasetin ve siyasi polemiklerin konusu haline getirilemeyeceğini söyledi.

Kurtulmuş, "Ama herkes şunu bilsin ki Meclis Başkanlığı gündelik siyasetin, politik polemiklerin daha açık bir ifadeyle siyasi magazinin gündemi olamaz, olmamalıdır. Olmaması için şahsen büyük bir özen ve gayret gösteriyorum." dedi.

"Kapıyı kapatabilir mi Meclis Başkanlığı" şeklindeki yorumlara ilişkin de Kurtulmuş, "Ben ne yapacağımı da yapmayacağımı da gayet iyi biliyorum. Meclis İçtüzüğü'nün ve partilerin grup iç yönetmeliklerinin hangi yetkileri verdiğinin farkındayım." ifadelerini kullandı.

Kurtulmuş, herhangi bir partinin Meclis'teki iç işleyişine ilişkin TBMM Başkanlığına bırakılmış bir inisiyatif bulunmadığını vurguladı.

Pervin Buldan'ın yeni yasa taslağına ilişkin açıklamaları ve terör örgütünün silah bırakma süreciyle ilgili soruya da yanıt veren Kurtulmuş, yaklaşık yedi aylık çalışma ve 21 toplantı sonucunda ortaya çıkan bir rapor bulunduğunu söyledi.

Kurtulmuş, raporda terör örgütünün silah bırakmasının ardından yapılacak yasal düzenlemeler ve demokratikleşmeye ilişkin adımlar konusunda siyasi partiler arasında mutabakat olduğunu belirtti.

Kurtulmuş, "Bu yeni bir durum değil. Bu mutabakatın gereğinin yapılması lazım. Benim de şahsi kanaatim, demir tavında dövülür diye bir tabirimiz var. Mesele bu noktaya gelmişken, bölgesel şartlar ve Türkiye'nin siyasi dengeleri de fevkalade olumlu bir atmosfer oluşturuyorken bu adımların atılması lazım ki kimseye mazeret kapısı açık bırakılmasın." dedi.

Raporun en kritik noktasının "kritik eşik" tanımı olduğunu belirten Kurtulmuş, bu eşiğin örgütün silahlarını bırakması ve kendisini tasfiye ettiğinin güvenlik birimlerince ölçülebilir ve denetlenebilir biçimde ortaya konulması olduğunu söyledi.

Kurtulmuş, "Burada sorumluluk ilgili güvenlik birimlerindedir. Onlar 'Evet, bu konularda yeterli adımlar atıldı. Türkiye'nin terörden kurtulması ve terör riskinin ortadan kalktığını gösteren, yeterli ölçülebilir emareler vardır' derse bu süreç hızlanır. Hayırlı işte acele etmek lazım." ifadelerini kullandı.

Süleymaniye'de silahların yakılmasının sembolik ama çok değerli olduğunu belirten Kurtulmuş, örgütün üzerine düşen sorumlulukları hızlı şekilde yerine getirmesi halinde sürecin çoktan tamamlanmış olacağını söyledi.

Kurtulmuş, "Dolayısıyla burada silahların bırakılması, teslimi konusunda İmralı'nın iradesinin dışında da ciddi bir gecikme olduğunu görüyoruz. Ümit ederim ki buradaki gecikme bir an evvel kaldırılır. Direnç varsa, örgüt bu direncini artık tamamen kaldırır ve adımlar atılır." dedi.

Siyasetin üzerine düşeni yaptığını belirten Kurtulmuş, raporun hazırlandığını ve hangi yasal düzenlemelerin yapılabileceğinin ana hatlarıyla ortaya konulduğunu ifade etti.

Kurtulmuş, "Burada 'Tamam, artık silahlar bırakılmıştır' konusunun yerine getirilmesi lazım." dedi.

İsrail'in Lübnan saldırıları, Suriye'de bazı ayrılıkçı grupların ve Dürzi grupların silahlanması ile İran'daki gelişmelerin örgüt içindeki bazı gruplarda beklenti oluşturmuş olabileceğini belirten Kurtulmuş, ancak bu beklentilerin de boşa çıktığını söyledi.

Kurtulmuş, PYD ile yeni Suriye yönetimi arasındaki entegrasyon sürecinin beklenenden başarılı ilerlediğini, İran'daki gelişmelerin de örgüt açısından ümit ışığı oluşturmadığını belirtti.

İsrail'in bölgedeki gelişmeleri körükleme ihtimaline ilişkin soruya Kurtulmuş, PKK'nın son tabancasına kadar silah teslim etse bile, yarın herhangi bir terör örgütünü güçlendirecek toplumsal ve siyasi şartlar oluşursa dış güçlerin yeni silahlar verebileceğini söyledi.

Kurtulmuş, esas meselenin herhangi bir örgütün herhangi bir Kürt gencini eline silah vererek dağa süremeyeceği siyasal ortamın oluşturulması olduğunu belirtti.

Kurtulmuş, "Demokratik siyasal akıl bunu gerektiriyor. O da Türkiye'nin sadece Türkiye Kürtleri için değil bütün bölge Kürtleri için de yüzünü döneceği, demokratik bakımdan, kalkınma bakımından itibar edeceği çekim merkezi olan bir ülke haline getirilmesidir." dedi.

Kurtulmuş, "İmralı'nın söylediği, 'Eldeki silahı bırakmaktan daha önemli olan zihinlerdeki silahı bırakma meselesi' de aslında böyle bir şeydir." ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu'nun FETÖ'ye ilişkin açıklamaları sorulan Kurtulmuş, başka bir siyasetçinin neyi veya kimi kastettiğini yorumlamayacağını söyledi.

Ancak 15 Temmuz darbe girişiminin üzerinden 10 yıl geçmesine rağmen FETÖ artıklarının bazı yerlerde varlıklarını sürdürmelerinin ve el altından örgütlenmeye devam etmelerinin muhtemel olduğunu ifade eden Kurtulmuş, devlet kurumlarının bu konuda büyük titizlikle mücadele ettiğini belirtti.

Kurtulmuş, "Yani FETÖ diye bahsettiğimiz örgüt, diğer tüm örgütlerden farklı bir yapı. Elle tutamadığınız bir örgüt. 15 Temmuz'dan önce de tanımlamıştım, 'Duman gibi bir şey. Yakaladım zannettiğiniz yerde kaçıyor.'" dedi.

FETÖ ile mücadelenin herhangi bir siyasi partinin veya görüşün mücadelesi olmadığını vurgulayan Kurtulmuş, bunun Türkiye'nin tamamının ortak mücadelesi olarak görülmesi gerektiğini söyledi.

Sosyal medya ve televizyonları ilgilendiren düzenleme tartışmalarına ilişkin de konuşan Kurtulmuş, ihtiyaç duyulması halinde Meclis'in bu konuda yasa çıkarabileceğini söyledi.

Kurtulmuş, "Olur, neden olmasın. Sizlerin de medya olarak bütün siyasi gruplar üzerinde tabiri caizse bu fikri olgunlaştırarak neye ihtiyaç varsa o yasayı çıkarmak mümkündür. Meclis bunu yapar." dedi.

Düzenlemenin bu yasama döneminde olup olmayacağına ilişkin soruya da Kurtulmuş, "Olur tabii ki, her zaman olur; yeter ki o anlayış ortaya çıksın." yanıtını verdi.

Genel Kapsamında Yaşanan Gelişmenin Etkileri

Meydana gelen bu kritik gelişme, sadece bugünün gündemini belirlemekle kalmıyor, aynı zamanda önümüzdeki dönemin stratejik kararları üzerinde de güçlü bir etki yaratıyor. Genel kategorisinde yayınlanan diğer detaylı analizlerde de sıklıkla vurgulandığı üzere, bu tür dönüm noktaları toplumun farklı kesimlerinde çeşitli ve kalıcı yansımalar bulmaktadır.

Neler Oluyor platformu olarak, süreci en ince ayrıntısına kadar yakından takip ediyor, güncel veriler ve yetkili ağızlardan yapılan açıklamalar ulaştıkça haberimizi anlık olarak güncelleyerek sizlere en doğru bilgiyi sunmaya devam ediyoruz.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

❓ Kurtulmuş’tan CHP krizi için İçtüzük mesajı: Kılıçdaroğlu'nun konuşmasına engel yok haberi hakkında güncel gelişmeler nelerdir?

Bu gelişme, Genel alanında derin yankı bulmuştur. En son detaylar, resmi kurum ve güvenilir ajans raporları doğrultusunda sitemizde anlık olarak güncellenmeye devam edecektir.

❓ Buna benzer diğer haberleri nereden takip edebilirim?

Sitemizdeki Genel kategorisini ziyaret ederek günün diğer sıcak gelişmelerine ve en son uzman analizlerine anında ulaşabilirsiniz.

❓ İçeriğin güvenilirliği ve hazırlayan kaynak kimdir?

Haber metni, uzman editör admin tarafından ajans ve veri akışları üzerinden derlenerek tarafsızlıkla oluşturulmuştur.