MİLLİYET.COM.TR – Avustralya’nın Yeni Güney Galler eyaletindeki Snowy Mountains bölgesinde, ülkenin sembollerinden biri olarak görülen yabani atlar nedeniyle büyüyen tartışma, yerel halkı, aktivistleri ve bilim insanlarını karşı karşıya getirdi.

BASİT BİR TARTIŞMADAN ÖLÜM TEHDİTLERİNE

Yetkililerin başlattığı geniş çaplı itlaf operasyonu, ölüm tehditlerinden sabotaj iddialarına kadar uzanan sert bir gerilime yol açtı.


ATLAR, HELİKOPTERLERDEN VURULARAK ÖLDÜRÜLÜYOR

Yaklaşık 200 yıldır Snowy Mountains bölgesinde yaşayan binlerce yabani at, Kosciuszko Ulusal Parkı’nda pazartesi günü başlayan ve bir ay sürmesi planlanan operasyon kapsamında helikopterlerden vurularak öldürülüyor.

Yeni Güney Galler hükümeti tarafından finanse edilen ve Ulusal Parklar ve Yaban Hayatı Servisi tarafından yürütülen programın amacı, ulusal parktaki yabani at nüfusunu 10 binden fazla seviyeden 2027 yılının ortasına kadar 3 bine düşürmek.

Daily Mail’in haberine göre normalde sakin bir yerleşim yeri olan Jindabyne kasabası, tartışmanın merkez üssüne dönüşmüş durumda. Bölgede tansiyonun yükseldiği, bazı aktivistlerin itlaf karşıtı eylemlerini daha ileri taşıyabileceğine yönelik endişelerin arttığı belirtiliyor.

‘BÖLGE KUTUPLAŞMIŞ BİR TOPLULUK HALİNE GELDİ’

Tartışmanın ortasında kalan isimlerden biri de yabani at nüfusunun kontrol altına alınmasını savunan akademisyen Prof. David Watson oldu. Watson, görüşleri nedeniyle ölüm tehditleri aldığını söyledi.

Watson, “Jindabyne oldukça kutuplaşmış bir topluluk haline geldi. Bazı yabani at savunucularının sergilediği antisosyal ve zaman zaman yasa dışı davranışlar bunun başlıca nedeni” dedi.

HELİKOPTER PİLOTLARININ GÖZLERİNE LAZER

Bazı aktivistlerin operasyonu yürüten helikopter pilotlarının gözlerine lazer tutacaklarını açıkladığını belirten Watson, “Yasaların kendileri için geçerli olmadığını düşünüyorlar. Tuzaklara ve at sayılarını izlemek için kurulan kameralara müdahale ediyorlar. Bu eşit şartlarda yürüyen bir tartışma değil” ifadelerini kullandı.

‘EKOSİSTEM BÖYLE BİR HAYVANLA HİÇ KARŞILAŞMADI’

Watson’a göre yabani atlar yalnızca yoğun miktarda bitki örtüsü tüketmekle kalmıyor, aynı zamanda hassas alp ekosistemlerinde ciddi tahribata yol açıyor.

“Toprak çok sığ ve hassas. Bataklık ve sulak alan sistemlerinde bulunan yosunlar sıkıştırıldığında ölüyor” diyen Watson, itlaf karşıtlarını bilimsel verileri dikkate almaya çağırdı.

İnsanların atlarla tarihsel ve duygusal bağları bulunduğunu belirten Watson, “Ancak burada asıl soru şu; atları mı daha çok önemsiyoruz, yoksa bu bölgenin ulusal park ilan edilmesine neden olan doğal ve kültürel mirası mı?” dedi.

‘AT GÖRMEK İSTERSEN EVİMİN ARKA BAHÇESİNE ÇIKARIM’

Kendisinin de iki ata sahip olduğunu söyleyen Watson, “At görmek istersem evimin arka bahçesine çıkabilirim. Ancak bu eşsiz vahşi doğa alanlarını görmek istediğimde onların ahır hayvanları tarafından tahrip edildiğini görmek istemiyorum” ifadelerini kullandı.

Watson, Avustralya’nın yüksek kesimlerinde tarih boyunca doğada yaşayan en büyük yerli hayvanın yaklaşık 70 kilogram ağırlığındaki doğu gri kangurusu olduğunu hatırlatarak, “Şimdi bunun 10 katı büyüklüğünde ve toynaklı hayvanlardan söz ediyoruz. Bölgedeki toprak ve bitki örtüsü böyle bir canlıyla evrimleşmedi” dedi.

AKTİVİSTLER OPERASYONUN DURDURULMASINI İSTİYOR

Bazı aktivistler, operasyona katılan pilotların ve helikopter şirketlerinin kamuoyu önünde teşhir edilmesini savunurken, bazıları da atışları engellemek amacıyla kapatılan park bölgelerine girmeyi planladıklarını açıkladı.

Hayvan hakları savunucusu Julie Kernich, Kosciuszko Dağı yakınlarında kamp kurarak protesto eylemi yürütüyor.

Kernich, “Çevresel sorunlar olmadığını söylemiyoruz. Ancak şimdilik itlafı durdurun. Vatandaşlarla iş birliği yapın. Bu güzel hayvanları öldürmek yerine sahiplendirmek ve kısırlaştırmak isteyen gruplar var” dedi.

Cooma Mountain Yabani At Sanctuary’nin kurucusu Gabriela Black ise operasyonu “tam anlamıyla barbarca” olarak nitelendirdi.

‘HAVADAN VURULMALARI SON DERECE İNSANLIK DIŞI’

Black, “Bu atların havadan vurulması son derece insanlık dışı bir yöntem. Yavaş ve acı içinde ölmelerine neden oluyor” ifadelerini kullandı.

Black ayrıca ulusal parkta yaşanan çevresel tahribatın sorumlusunun atlar değil, Snowy Hydro hidroelektrik projesi olduğunu savundu.

“AVUSTRALYA KÜLTÜRÜNÜN BİR SEMBOLÜ”

Balistik uzmanı ve Australian Hunters International üyesi Andy Mallen da operasyonu eleştirenler arasında yer aldı.

Mallen, yabani atların Avustralya kültürünün önemli bir parçası olduğunu belirterek, “Bu, Avustralya kültürünün sembollerinden birini ortadan kaldırmaya yönelik bir girişim” dedi.

Mallen ayrıca helikopterden yapılan atışların insani olup olmadığını sorguladı. Deneme verilerine göre öldürülen 270 at için ortalama 7,5 mermi kullanıldığını, bazı hayvanların ölmeden önce 15 kurşun isabeti aldığına dair kayıtlar bulunduğunu söyledi.

“Kimse at nüfusunun asla kontrol edilmemesi gerektiğini savunmuyor. Ancak her kontrol yöntemi insani olmak zorunda” diyen Mallen, kanguru avlarında yalnızca beyin bölgesinin hedef alınmasını zorunlu kılan standart uygulamaları örnek gösterdi.

220 BİN İMZALI DİLEKÇE

İtlaf operasyonuna karşı başlatılan imza kampanyası yaklaşık 220 bin destekçiye ulaştı. Sosyal medyada çok sayıda kullanıcı da operasyonun durdurulmasını talep ediyor.

Bir aktivist, “Bu at yabani değil, asıl vahşiler tüfeklerin arkasındaki kişiler” yorumunu yaptı.

Türkiye’nin hamlesi İsrail’i alarma geçirdi! ‘Ölümcül darbe’ diyerek duyurdular: ‘Ankara, Tel Aviv’i resmen kilitleyecek’
Fırtına deniz kıyısını vurdu, evler ve restoranlar yıkıldı! Halk seferber oldu