Kırıkkale’nin Karakeçili ilçesindeki Büklükale antik kentinde 17 yıldır süren kazılarda, Japon Anadolu Arkeoloji Enstitüsü ekibi dört farklı noktada binlerce yıllık yerleşim katmanlarına ulaştı. Doç. Dr. Kimiyoshi Matsumura başkanlığındaki ekip, Osmanlı’dan Hitit’e uzanan tabakalarda bronz iğne, hayvan figürlü mühür ve nadir bir tutamaklı damga mührü gibi eserler gün yüzüne çıkardı.
Kızılırmak’ın hemen kıyısında yer alan Büklükale, stratejik konumu sayesinde tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yaptı. Kazı başkanı Doç. Dr. Matsumura, bölgenin Ankara’nın 60 kilometre güneydoğusunda bulunan antik bir şehir olduğunu belirterek, “Her dönemde Kızılırmak geçiş noktası olduğu için stratejik önemi büyüktü” dedi. Kazılar, “Aşağı şehir” ve “Yukarı şehir” olarak iki ana alanda devam ediyor.
Matsumura, yerleşim katmanlarını yukarıdan aşağıya sıralarken en üstte Osmanlı dönemine ait askeri bir yerleşim bulunduğunu, altında Helenistik Dönem (Büyük İskender) izlerine rastlandığını aktardı. Daha alt katmanlarda Demir Çağı’na ait Ahameniş Pers, Lidya, Kimmer ve Frig medeniyetlerine ait kalıntılar tespit edildi. “Arkada görünen sur duvarının Kimmerler döneminde inşa edildiğini düşünüyoruz” ifadelerini kullanan Matsumura, bölgede en batıda bulunan Hititçe çivi yazılı tabletlerin de keşfedildiğini hatırlattı.
Arka Plan ve Karşılaştırma
Büklükale’de 2019’dan itibaren Hurrice tabletlerin bulunması, bölgeyi Hitit dönemi dini ve idari merkezleri arasında özel bir konuma taşıdı. Bu tabletler, genellikle Hitit kraliyet ailesinin ritüel metinlerinde kullanılan bir dilde yazılmış olup, Anadolu’da bugüne kadar keşfedilen en batıdaki Hurrice belgeler arasında yer alıyor. Benzer buluntulara en çok Boğazköy (Hattuşa) ve Şarhöyük gibi merkezlerde rastlanırken, Büklükale keşifleri Hitit kültürünün yayılım alanına ilişkin bilinen sınırları yeniden çiziyor.
Neden Önemli? / İşin Özü
Japon ekibin sistematik kazıları, sadece Hitit ve Frig dönemi yerleşimlerini değil, aynı zamanda Pers ve Kimmer gibi daha az bilinen kültürlerin İç Anadolu’daki varlığını da somut buluntularla kanıtlıyor. Tutamaklı damga mührünün üzerindeki iki hayvan figürü ve alttaki delikli motif, Eski Hitit Dönemi’nden Karum Dönemi’ne geçişte kullanılan mühür tipleri hakkında yeni ipuçları sunuyor. Saray kompleksinin girişine ait olduğu düşünülen mimari yapılar ise Büklükale’nin bir idari merkez olarak işlev gördüğünü destekliyor. Bu keşifler, Anadolu arkeolojisine yön veren veri boşluklarını doldururken, uluslararası akademik çevrelerde bölgeye olan ilgiyi artırması bekleniyor.
Bu haber, milliyet.com.tr kaynağından derlenerek özgünleştirilmiştir.
- Japon Anadolu Arkeoloji Enstitüsü, Büklükale’de 4 farklı medeniyet katmanı keşfetti.
- Kazılarda Hitit, Pers, Frig ve Kimmer dönemlerine ait eserler bulundu.
- En dikkat çekici buluntu, nadir bir tutamaklı damga mührü oldu.
- Hurrice tabletler, bölgeyi Hitit dini merkezleri arasında öne çıkarıyor.
📰 Kaynak Haber
Bu haber milliyet.com.tr kaynaklı bilgilerden yararlanılarak özgün biçimde yeniden yazılmıştır.
Bu Habere Tepkiniz Nedir?