Diyarbakır’da 2015 yılında Çermik ilçesi Petekkaya Mahallesi’ndeki bir mağarada bulunan ve uzun süre kimliği belirlenemeyen kadın cesedinin, 10 yıldır kayıp olan Gülizar Bingöl’e ait olduğu kesinleşti. Olayla ilgili olarak akraba Mehmet Biroğlu, DNA eşleşmesi ve bin 27 kez telefon görüşmesi yapıldığını ortaya koyan HTS analizleri sonucu tutuklandı.
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2025 yılında kayıp şahıslar ve kadın cinayetlerine yönelik başlattığı toplu dosya incelemesi kapsamında JASAT, Kriminal Şube, Çermik İlçe Jandarma Komutanlığı ve İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri harekete geçti. Bu çerçevede 2015’te Alacakaya Mermer Ocağı mevkisinde bulunan ve kimsesizler mezarlığına defnedilen bir kadına ait mezarda fethi kabir işlemi yapıldı. Mezardan alınan kemik örnekleri, Ankara Emniyet Genel Müdürlüğü Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı’nda incelendi.
Yeniden yüzlendirme çalışmaları sonucu cesedin, 10 yıldır kayıp olan Gülizar Bingöl’e ait olduğu tespit edildi. HTS kayıtları, Bingöl’ün kaybolmadan önceki 1,5 aylık sürede akrabası Mehmet Biroğlu ile bin 27 kez telefon görüşmesi yaptığını gösterdi. Şüpheli Biroğlu, gözaltına alındı ve DNA örnekleri olay yerinden elde edilen örneklerle eşleşti. Ayrıca Biroğlu’nun telefonunun cesedin bulunduğu mağara ve çevresinde 12, 14, 15, 16, 17, 18 ve 20 Ocak 2016 tarihlerinde baz verdiği, kayıp ihbarının yapıldığı 29 Temmuz 2015’te ise telefonun 3 gün kapalı kaldığı tespit edildi. (Kaynak: milliyet.com.tr)
Arka Plan ve Karşılaştırma
Türkiye’de kayıp kadın vakalarının çözümünde DNA ve dijital veri analizinin kullanımı son yıllarda hız kazandı. Diyarbakır’daki bu vaka, eski dosyaların yeniden açılması ve teknolojinin geriye dönük etkin kullanımıyla bir kadın cinayetinin 10 yıl sonra aydınlatılması açısından emsal niteliği taşıyor. Bu tür olaylarda mağdurların aileleri yıllarca adalet beklerken, gelişmiş kriminal teknikler sayesinde geçmişte çözülemeyen davalar gün yüzüne çıkarılabiliyor.
Neden Önemli? / İşin Özü
Bu davanın en dikkat çekici yanı, bir akraba tarafından işlendiği iddia edilen cinayette delil zincirinin kopmadan korunması ve teknolojinin 10 yıl aradan sonra bile adaleti sağlamaya yetmesidir. Olay, kayıp kadınların ailelerine “adalet geç de olsa tecelli eder” mesajı verirken, benzer dosyaların da yeniden incelenmesi için Jandarma ve savcılıklara ilham kaynağı olabilir. Ayrıca HTS ve DNA verilerinin mahkeme sürecindeki belirleyici rolü, bu tür davalarda dijital kanıtların önemini bir kez daha gözler önüne seriyor.
Gülizar Bingöl’ün oğlu U.B., Ergani Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada “Dün 18 yaşıma girdim, annemi 6 yaşımda kaybettim. Sonuna kadar şikayetçiyim” sözleriyle yaşadığı acıyı dile getirdi. Tutuklu sanık Mehmet Biroğlu ise suçlamaları reddederek “Gülizar’ın bana bir zararı yoktu” savunmasını yaptı. Mahkeme, duruşmayı 27 Ağustos’a erteledi.
Bu haber, milliyet.com.tr kaynağından derlenerek özgünleştirilmiştir.
- 2015'te mağarada bulunan ceset, DNA analiziyle 10 yıldır kayıp Gülizar Bingöl'e ait çıktı.
- Şüpheli akraba Mehmet Biroğlu, bin 27 kez telefon görüşmesi ve DNA eşleşmesi sonucu tutuklandı.
- Oğlu U.B., duruşmada annesinin katilinden şikayetçi olduğunu belirtti.
📰 Kaynak Haber
Bu haber milliyet.com.tr kaynaklı bilgilerden yararlanılarak özgün biçimde yeniden yazılmıştır.
Bu Habere Tepkiniz Nedir?