Usta oyuncu Serhat Kılıç için Ankara Şinasi Sahnesi'nde veda töreni düzenleniyor
54 yaşında yaşamını yitiren tiyatro ve dizi oyuncusu Serhat Kılıç için Ankara Devlet Tiyatrosu Şinasi Sahnesi'nde geniş katılımlı bir veda töreni düzenleniyor. Sanat dünyasından çok sayıda meslektaşı, öğrencileri ve sevenlerinin katıldığı törende Kılıç'ın Türk tiyatrosuna, sinemasına ve Sahne Ankara'ya kattığı değerler anılıyor. Sanatçının cenazesi ikindi namazını müteakip Karşıyaka Mezarlığı'nda toprağa verilecek.
(Makaleyi açmak için tıklayın)
Bunu Neden Bilmelisin?
Başkentin yetiştirdiği en özgün karakter oyuncularından ve eğitmenlerinden birinin anısına düzenlenen tören, tiyatro camiasında derin bir dayanışma ve saygı atmosferi oluşturdu.
Geçmişi Ne?
Devlet Tiyatroları kökenli olan sanatçı, televizyondaki 'Ergun Plak' tiplemesi ve Cannes ödüllü 'Kış Uykusu' filminin ardından Ankara'da gençlerin tiyatro eğitimi aldığı Sahne Ankara'yı kurmuştu.
Büyük Resim
Geleneksel tiyatro disiplini ile çağdaş sahne pratiklerini birleştiren usta sanatçıların mirası, kurdukları atölyeler ve yetiştirdikleri genç oyuncular üzerinden yaşamayı sürdürüyor.
Tiyatro ve dizi oyuncusu Serhat Kılıç 54 yaşında hayatını kaybetti
Seksenler dizisindeki 'Ergun Plak' karakteri, Kış Uykusu filmindeki İmam Hamdi performansı ve kurduğu Sahne Ankara tiyatrosuyla tanınan usta sanatçı Serhat Kılıç, 54 yaşında hayatını kaybetti. Bir süredir akciğer rahatsızlığı sebebiyle tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitiren Kılıç'ın cenazesinin 7 Eylül Pazartesi günü Ankara Devlet Tiyatrosu Şinasi Sahnesi'nde düzenlenecek törenin ardından defnedileceği açıklandı.
(Makaleyi açmak için tıklayın)
Bunu Neden Bilmelisin?
Hem ana akım televizyon yapımlarında hem de Nuri Bilge Ceylan sinemasında unutulmaz karakterlere imza atan ve bağımsız tiyatro hareketini destekleyen çok yönlü bir sanatçı kaybedildi.
Geçmişi Ne?
Bilkent Tiyatro Bölümü mezunu olan sanatçı, Devlet Tiyatroları'nda uzun yıllar görev yapmış, 2014 Cannes Altın Palmiye ödüllü Kış Uykusu filmindeki oyunculuğuyla uluslararası övgü toplamıştı.
Büyük Resim
Kültür-sanat camiası ve tiyatro toplulukları, genç yeteneklerin yetiştirilmesine ömrünü adayan bağımsız sahne üreticilerinin korunması gerekliliğini yeniden vurguladı.
Frig Dönemi Batı Nekropolü'ndeki BT10 Tümülüsü'nde bilimsel kazılar başladı
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Geleceğe Miras Projesi kapsamında Bahçelievler-Emek bölgesindeki Frig Dönemi Batı Nekropolü'nde yer alan BT10 Tümülüsü'nde bilimsel kazı çalışmalarının başlatıldığını duyurdu. Bu kazılar, bölgenin tarihi dokusunu gün yüzüne çıkarmayı ve kültürel mirası korumayı amaçlıyor. Proje kapsamında yürütülen kazılarla Frig uygarlığına ait yeni bulguların ortaya çıkarılması ve bölgenin turizme kazandırılması hedefleniyor. Bakan Ersoy, kazıların uzman ekiplerce titizlikle sürdürüleceğini ve elde edilecek verilerin bilim dünyasıyla paylaşılacağını belirtti.
(Makaleyi açmak için tıklayın)
Bunu Neden Bilmelisin?
Bu kazı, Frig uygarlığının gizemlerini aydınlatabilir ve Türkiye'nin kültürel mirasının korunmasına önemli katkı sağlayabilir.
Geçmişi Ne?
Frigler, MÖ 8. yüzyılda Anadolu'da güçlü bir uygarlık kurmuş, başkent Gordion'dan yönetmişlerdir. Batı Nekropolü, Frig dönemine ait önemli bir mezarlık alanıdır.
Büyük Resim
Bu proje, Türkiye'nin arkeolojik zenginliklerini ortaya çıkararak turizme ve kültürel miras bilincine katkı sağlayacak, aynı zamanda bilim dünyasına yeni veriler sunacaktır.
İstanbul'un tarihi yapıları arasında saklı kalan binek taşları
İstanbul'un gündelik hayatından zamanla çekilen küçük mimari unsurlardan binek taşları, Osmanlı döneminde atlı ulaşımın yaygın olduğu dönemde binalara giriş-çıkışı kolaylaştıran işlevsel çözümlerden biriydi. Bu taşlar, günümüzde şehrin tarihi dokusunda hâlâ izleri bulunan, ancak çoğu zaman fark edilmeyen kültürel miras öğeleri olarak dikkat çekiyor. Anadolu Ajansı'nın haberine göre, binek taşları İstanbul'un ulaşım kültüründe önemli bir yer tutuyor ve kentin tarihi yapıları arasında saklı kalmış durumda.
(Makaleyi açmak için tıklayın)
Bunu Neden Bilmelisin?
Binek taşları, İstanbul'un Osmanlı dönemindeki günlük yaşamına ve ulaşım alışkanlıklarına ışık tutan, günümüzde fark edilmeyen kültürel miras unsurlarıdır.
Geçmişi Ne?
Osmanlı döneminde atlı ulaşımın yaygın olduğu İstanbul'da, binek taşları binalara giriş-çıkışta atlıların ve araçların kullanımını kolaylaştırmak için kaldırım kenarlarına yerleştirilmiştir.
Büyük Resim
Bu taşlar, kent tarihinin somut kanıtları olarak kentsel hafızanın korunması ve kültürel mirasın gelecek nesillere aktarılması açısından önem taşımaktadır.
Suriyeli ressam Gazve Derviş, 3 boyutlu eserlerini İstanbul Arapça Kitap Fuarı'nda sergiliyor
Suriyeli ressam Gazve Derviş, Kudüs, Mescid-i Aksa ve esmayıhüsna temalı üç boyutlu eserlerini 11. Uluslararası İstanbul Arapça Kitap Fuarı'nda ziyaretçilerle buluşturuyor. Derviş, eserlerinde İslam sanatını modern tekniklerle harmanlayarak kültürel bir köprü kuruyor. Fuar, yerli ve yabancı ziyaretçilere ev sahipliği yapıyor. Sanatçı, eserlerinde kullandığı özgün tekniklerle dikkat çekiyor ve ziyaretçilerin beğenisini topluyor. Fuar boyunca eserlerini sergilemeye devam edecek olan Derviş, sanatseverlerle buluşmaktan memnuniyet duyduğunu ifade ediyor.
(Makaleyi açmak için tıklayın)
Bunu Neden Bilmelisin?
Bu haber, Suriyeli bir sanatçının kültürel mirasını uluslararası bir platformda sergileyerek sanatın birleştirici gücünü ve mülteci sanatçıların topluma katkısını gösteriyor.
Geçmişi Ne?
Gazve Derviş, Suriye'de başladığı sanat hayatına Türkiye'de devam ediyor. Daha önce çeşitli sergilerde yer alan sanatçı, İslam sanatı ve hat sanatını modern yorumlarla birleştiriyor.
Büyük Resim
Bu sergi, göçmen sanatçıların kültürel zenginliği ev sahibi ülkelere taşımasının ve sanatın sınırları aşan etkisinin bir örneği olarak öne çıkıyor.
Mabel Matiz'e yurtdışına çıkış yasağı: 'İki insanın birbirine bakması suç değildir'
Şarkıcı Mabel Matiz, 'Ha Leylim' şarkısının klibi ve sözleri nedeniyle hakkında başlatılan müstehcenlik soruşturması kapsamında ifade verdikten sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Mahkeme, yurtdışına çıkış yasağı koydu. Matiz, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada 'İki insanın birbirine bakması suç değildir' diyerek tepki gösterdi. Soruşturma, şarkının sözlerinde ve klibinde müstehcenlik bulunduğu iddiasıyla başlatıldı. Sanatçı, ifadesinde suçlamaları reddetti ve sanat özgürlüğü vurgusu yaptı.
(Makaleyi açmak için tıklayın)
Bunu Neden Bilmelisin?
Bu olay, Türkiye'de sanat özgürlüğü ve ifade hürriyeti tartışmalarını yeniden gündeme getiriyor; sanatçılara yönelik soruşturmaların toplumsal etkilerini gösteriyor.
Geçmişi Ne?
Mabel Matiz, daha önce de şarkı sözleri ve klipleriyle tartışma yaratmıştı. Türkiye'de müzik eserlerine yönelik müstehcenlik soruşturmaları geçmişte de yaşanmıştı.
Büyük Resim
Bu dava, Türkiye'de ifade özgürlüğü ile toplumsal değerler arasındaki gerilimin bir örneği olarak, sanat dünyasında endişe yaratıyor ve uluslararası alanda da yankı buluyor.
Antalya'daki Rhodiapolis Antik Kenti'nde kazılara yeniden başlanacak
Antalya'nın Kumluca ilçesindeki Rhodiapolis Antik Kenti'nde ara verilen kazı çalışmalarına gelecek yıl yeniden başlanması planlanıyor. Kazı Başkanı Prof. Dr. İsa Kızgut, kentte daha önce yapılan kazılarda antik tiyatro, hamam ve anıtsal yapıların ortaya çıkarıldığını belirterek, yeni dönemde özellikle tiyatro ve çevresindeki yapılarda çalışmalar yürütüleceğini ifade etti. Ayrıca, kazıların bölgenin turizmine katkı sağlayacağını ve Likya uygarlığına dair önemli bilgiler sunacağını vurguladı.
(Makaleyi açmak için tıklayın)
Bunu Neden Bilmelisin?
Rhodiapolis, Likya uygarlığının önemli merkezlerinden biri olup, kazıların yeniden başlaması bölgenin tarihi mirasının gün yüzüne çıkarılması açısından kritik önem taşıyor.
Geçmişi Ne?
Rhodiapolis Antik Kenti, Likya dönemine ait kalıntılarıyla biliniyor. Daha önceki kazılarda antik tiyatro, hamam ve anıtsal yapılar ortaya çıkarılmıştı. Kazı çalışmaları çeşitli nedenlerle ara verilmişti.
Büyük Resim
Bu kazılar, Türkiye'nin arkeolojik zenginliğini ortaya koymanın yanı sıra turizm potansiyelini artırarak bölge ekonomisine katkı sağlayabilir.
Bakan Ersoy, 'Yalburt Pınarı'nda Bir Hitit Kralı' sergisini ziyaret etti
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Ankara'daki Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde açılan 'Yalburt Pınarı'nda Bir Hitit Kralı' sergisini ziyaret etti. Sergi, Hitit kralı IV. Tuthaliya dönemine ait Yalburt Pınarı kutsal su anıtı ve çevresinde yapılan arkeolojik kazılarda ortaya çıkarılan eserleri içeriyor. Bakan Ersoy, sergi hakkında yetkililerden bilgi aldı ve eserleri inceledi. Ziyaret, Türkiye'nin zengin arkeolojik mirasının tanıtılması açısından önem taşıyor.
(Makaleyi açmak için tıklayın)
Bunu Neden Bilmelisin?
Bu ziyaret, Türkiye'nin arkeolojik mirasının korunması ve tanıtılmasına yönelik devlet desteğini gösteriyor; ayrıca Hitit uygarlığına olan ilgiyi artırabilir.
Geçmişi Ne?
Yalburt Pınarı, Konya'nın Ilgın ilçesinde yer alan ve Hitit kralı IV. Tuthaliya'ya ait kutsal su anıtıyla bilinen bir arkeolojik sit alanıdır. Anıt, 1970'lerde keşfedilmiş ve kazılar sonucu önemli buluntular gün yüzüne çıkarılmıştır.
Büyük Resim
Bu sergi, Anadolu'nun binlerce yıllık tarihine ışık tutarak kültürel mirasın gelecek nesillere aktarılmasına katkı sağlıyor; aynı zamanda bölgesel turizmi canlandırma potansiyeli taşıyor.
23. Uluslararası Gümüşlük Müzik Festivali'nde ABD'li piyanist Craig Sheppard konser verdi
Muğla'nın Bodrum ilçesinde devam eden 23. Uluslararası Gümüşlük Müzik Festivali kapsamında ABD'li piyanist Craig Sheppard sahne aldı. Festival, klasik müzik tutkunlarını bir araya getirmeye devam ediyor. Craig Sheppard'ın performansı, Bach, Beethoven ve Brahms eserlerinden oluşan repertuarıyla izleyicilere unutulmaz bir akşam yaşattı. Gümüşlük'ün tarihi ve doğal güzellikleri eşliğinde gerçekleşen konser, uluslararası kültürel etkileşimin önemli bir örneği olarak öne çıktı. Festival, her yıl olduğu gibi bu yıl da farklı ülkelerden sanatçıları ağırlayarak bölgenin kültürel zenginliğine katkı sağ
(Makaleyi açmak için tıklayın)
Bunu Neden Bilmelisin?
Bu konser, uluslararası kültürel etkileşimin bir parçası olarak Türkiye'deki klasik müzik etkinliklerinin canlılığını gösteriyor.
Geçmişi Ne?
Gümüşlük Müzik Festivali, 2004'ten beri her yaz düzenlenen, uluslararası sanatçıları ağırlayan köklü bir etkinliktir.
Büyük Resim
Festival, bölgesel turizme katkı sağlarken, klasik müziğin evrensel dilini geniş kitlelere ulaştırmada önemli bir rol oynuyor.
Mevlana'nın Dîvân-ı Kebîr adlı eserinin yeni baskısı Tahran'da tanıtıldı
İran'ın başkenti Tahran'da, Mevlana Celaleddin-i Rumi'nin Dîvân-ı Kebîr adlı eserinin Prof. Dr. Tevfik Subhani tarafından hazırlanan yeni neşri tanıtıldı. Tanıtım etkinliği, Mevlana'nın 750. vefat yıl dönümü anma etkinlikleri kapsamında gerçekleştirildi. Eserin yeni baskısı, Mevlana'nın şiirlerinin günümüz Farsçasına uyarlanmış haliyle okuyuculara sunuldu. Etkinliğe akademisyenler, edebiyatçılar ve Mevlana hayranları katıldı.
(Makaleyi açmak için tıklayın)
Bunu Neden Bilmelisin?
Mevlana'nın eserlerinin yeni baskıları, onun düşüncelerinin ve şiirlerinin günümüz okuyucularına ulaşmasını sağlayarak kültürel mirasın yaşatılmasına katkıda bulunuyor.
Geçmişi Ne?
Mevlana Celaleddin-i Rumi, 13. yüzyılda yaşamış büyük bir mutasavvıf ve şairdir. Dîvân-ı Kebîr, onun en önemli eserlerinden biri olup, gazel ve rubailerinden oluşur. Eser, yüzyıllardır birçok kez basılmış ve farklı dillere çevrilmiştir.
Büyük Resim
Bu yeni baskı, Mevlana'nın eserlerinin uluslararası alanda tanıtılmasına ve kültürel etkileşimin artmasına katkı sağlıyor. Ayrıca, İran ve Türkiye arasındaki kültürel bağların güçlenmesine de vesile oluyor.
Muğla'da Kerimoğlu Türküsü Evi'nde 125 yıllık efe hikayesi yaşatılıyor
Muğla'nın Menteşe ilçesine bağlı Yerkesik Mahallesi'nde bulunan Kerimoğlu Türküsü Evi, 125 yıl önce yaşanan ve Ege'nin en bilinen zeybeklerinden Kerimoğlu Eyüp'ün hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan olayın izlerini taşıyor. Ev, kültürel miras olarak korunuyor ve ziyaretçilere efe kültürünü tanıtıyor. Kerimoğlu Eyüp'ün hikayesi, türkülere konu olmuş ve bölgenin hafızasında önemli bir yer edinmiştir. Ziyaretçiler, evde sergilenen eşyalar ve fotoğraflar aracılığıyla geçmişe yolculuk yapma fırsatı buluyor.
(Makaleyi açmak için tıklayın)
Bunu Neden Bilmelisin?
Bu haber, Ege'nin zeybek kültürünün somut bir mirası olan Kerimoğlu Evi'nin korunmasının önemini ve bölgesel tarihin canlı tutulmasını vurguluyor.
Geçmişi Ne?
Kerimoğlu Eyüp, 19. yüzyıl sonlarında Ege Bölgesi'nde yaşamış ünlü bir zeybekti. 125 yıl önce öldürülmesiyle sonuçlanan olay, türkülere konu olmuş ve bölge halkının hafızasında yer etmiştir.
Büyük Resim
Bu tür kültürel miras alanları, yerel tarihin ve halk kültürünün gelecek nesillere aktarılmasında önemli rol oynar. Aynı zamanda turizm potansiyeli taşıyarak bölge ekonomisine katkı sağlayabilir.
TULIA Projesi Türk edebiyatını Arap dünyasıyla buluşturuyor
Anadolu Ajansı'nın haberine göre, TULIA (Turkish Literature in Arabic) Projesi, 11. Uluslararası İstanbul Arapça Kitap Fuarı'nda açtığı stantla Türk edebiyatını Arap okuyucularla buluşturuyor. Proje, Türkçe eserlerin Arapçaya çevrilmesini ve Arap dünyasında tanıtılmasını amaçlıyor. Fuarda ziyaretçiler, proje kapsamında yayımlanan kitapları inceleyebiliyor ve proje hakkında bilgi alabiliyor.
(Makaleyi açmak için tıklayın)
Bunu Neden Bilmelisin?
Bu proje, Türk ve Arap kültürleri arasında edebi bir köprü kurarak kültürel etkileşimi artırıyor ve Türk edebiyatının Arap dünyasında tanınmasına katkı sağlıyor.
Geçmişi Ne?
TULIA Projesi, Türk edebiyatının Arap dünyasında daha geniş kitlelere ulaşması amacıyla başlatılmıştır. Proje kapsamında bugüne kadar birçok Türk klasiği ve çağdaş eser Arapçaya çevrilmiştir.
Büyük Resim
Türk edebiyatının Arap dünyasında tanıtılması, iki bölge arasındaki kültürel ve edebi etkileşimi güçlendirerek ortak bir kültürel mirasın paylaşılmasına olanak tanıyor.
11. Uluslarlararası İstanbul Arapça Kitap Fuarı'nda tercüme ve yayıncılık ödülleri sahiplerini buldu
11. Uluslararası İstanbul Arapça Kitap Fuarı kapsamında bu yıl üçüncüsü düzenlenen Uluslararası Arapça-Türkçe Tercüme Ödülleri ile yayıncılık ödülleri sahiplerini buldu. Ödüller, fuarın açılışında düzenlenen törenle verildi. Törende, Arapça ve Türkçe arasında yapılan nitelikli çeviriler ile yayıncılık alanındaki başarılı çalışmalar ödüllendirildi. Fuar, kültürel etkileşimi artırmayı ve iki dil arasındaki edebi köprüleri güçlendirmeyi amaçlıyor.
(Makaleyi açmak için tıklayın)
Bunu Neden Bilmelisin?
Bu ödüller, Arapça ve Türkçe arasındaki kültürel etkileşimi teşvik ederek edebiyat ve yayıncılık alanındaki iş birliğini güçlendiriyor.
Geçmişi Ne?
Uluslararası İstanbul Arapça Kitap Fuarı, 2013'ten beri düzenleniyor. Tercüme ödülleri ise ilk kez 2023'te verildi ve bu yıl üçüncüsü gerçekleştirildi.
Büyük Resim
Bu tür ödüller, Türkiye ile Arap dünyası arasındaki kültürel ve edebi bağları derinleştirerek ortak bir kültürel mirasın oluşmasına katkı sağlıyor.
Müzisyen Görkem Şen, geleneksel sesleri çağdaş müzikle buluşturan özgün enstrümanlar geliştirdi
Müzisyen Görkem Şen, geleneksel müziklerin ses dünyasını çağdaş müzikle birleştirerek kendi özgün enstrümanlarını geliştirdi. Farklı coğrafyaların müzikal mirasını yeniden yorumlayan Şen, müziğin sınırları aşan dili üzerine çalışmalarını sürdürüyor. Anadolu Ajansı'nın haberine göre, Şen'in bu çalışmaları kültürel zenginliği modern bir bakışla sunmayı amaçlıyor. Geleneksel enstrümanların seslerini modern teknolojiyle harmanlayan sanatçı, hem geçmişin izlerini taşıyan hem de geleceğe yönelik bir müzik anlayışı ortaya koyuyor. Bu özgün yaklaşım, kültürel mirasın korunmasına ve yeni nesillere akta
(Makaleyi açmak için tıklayın)
Bunu Neden Bilmelisin?
Görkem Şen'in özgün enstrümanları, geleneksel müziğin çağdaş yorumlarla korunmasına ve yeni nesillere aktarılmasına katkı sağlıyor.
Geçmişi Ne?
Geleneksel müziklerin modern enstrümanlarla yeniden yorumlanması, son yıllarda dünya müziğinde yaygınlaşan bir akım. Türkiye'de de bu alanda çalışan sanatçılar, kültürel mirası yaşatmak için yeni yöntemler deniyor.
Büyük Resim
Bu tür çalışmalar, kültürel çeşitliliğin korunmasına ve müziğin evrensel bir dil olarak farklı kültürleri birleştirmesine olanak tanıyor.
Parşömen sanatı İsmail ustanın çıraklarıyla yaşıyor
Ömrünü parşömen sanatına adayan ve kısa süre önce vefat eden İsmail Araç'ın çırakları, ustalarından devraldıkları mirası yaşatmaya devam ediyor. Parşömenin doğduğu topraklarda, İsmail ustanın öğrencileri geleneksel yöntemlerle deri işlemeyi sürdürüyor. Sanatın gelecek nesillere aktarılması için çaba gösteren çıraklar, ustanın izinden giderek bu kadim zanaatı ayakta tutuyor. İsmail Araç'ın yetiştirdiği çıraklar, onun anısını yaşatmak ve parşömen sanatını tanıtmak için atölyelerinde özveriyle çalışıyor.
(Makaleyi açmak için tıklayın)
Bunu Neden Bilmelisin?
Parşömen sanatının yaşatılması, kültürel mirasın korunması açısından önem taşıyor; İsmail Araç'ın çırakları bu geleneği sürdürerek kaybolmaya yüz tutmuş bir zanaatı geleceğe taşıyor.
Geçmişi Ne?
Parşömen, antik çağlardan beri yazı malzemesi olarak kullanılan, özel işlenmiş hayvan derisidir. İsmail Araç, bu sanatı yıllarca icra ederek Türkiye'de nadir ustalardan biri olmuştur.
Büyük Resim
Bu haber, geleneksel el sanatlarının kaybolma tehlikesine karşı verilen mücadeleyi ve usta-çırak ilişkisinin önemini gözler önüne seriyor.
Sıfır Atık Vakfı ve Birleşmiş Milletler (BM) Türkiye işbirliğiyle düzenlenen 'Atığın Hikayesi: Sıfır Atık Sanat Yarışması' kapsamında dereceye giren eserlerin yer aldığı sergi, Sıfır Atık Vakfı'nda ziyarete açıldı ve ödül töreni gerçekleştirildi. Yarışma, atık malzemelerin sanata dönüştürülmesiyle çevresel farkındalık oluşturmayı amaçlıyor. Sergide, farklı disiplinlerdeki eserlerin yanı sıra atölye çalışmaları ve söyleşiler de düzenlenecek. Bu etkinlikler, sıfır atık bilincinin yaygınlaştırılmasına katkı sağlamayı hedefliyor.
(Makaleyi açmak için tıklayın)
Bunu Neden Bilmelisin?
Bu sergi, atık yönetimi ve sıfır atık bilincinin sanat yoluyla topluma aktarılmasında önemli bir adım olup, çevre sorunlarına dikkat çekiyor.
Geçmişi Ne?
Sıfır Atık Projesi, Türkiye'de 2017 yılında başlatıldı ve BM ile işbirliği uluslararası boyut kazandırdı. Bu yarışma, sıfır atık temasını sanatla birleştiren ilk etkinliklerden biri.
Büyük Resim
Sergi, atıkların geri dönüşümü ve yeniden kullanımının yaygınlaştırılmasına katkı sağlarken, sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmada sanatın rolünü vurguluyor.