Ben Mersin’e gittiğim zaman
Ben Mersin’e gittiğim zaman ile ilgili tüm detaylar haberimizde. Türkiye ve dünya gündemini meşgul eden bu son dakika gelişmesi, günün en çok konuşulan ve dikkatle takip edilen konuları arasında ilk sıralarda yer alıyor. Toplumsal, siyasi veya sosyal hayatı doğrudan etkileme potansiyeline sahip olan bu olay, uzmanlar ve kamuoyu tarafından farklı pencerelerden değerlendiriliyor. Ortaya çıkan yeni bilgiler, resmi açıklamalar ve tarafların yaklaşımları sürecin seyrini adım adım değiştiriyor. Yaşanan bu kritik gelişmeyi tüm boyutlarıyla aktarıyoruz.
İçindekiler 📌
Ben Mersin’e gittiğim zaman Detayları
Dönersem Mersin’e kışın giderim/ yanımda kitaplar sevdiğim ozanlardan.
Dönersem Mersin’e yazın giderim/ buğday tanesi yere düştüğü zaman/
yanımda “istersen burada kal” diyen biri/ arkamda kumru ve havuz sesleri
Ben Mersin’e gittiğim zaman/ kış sen de gel benimle/ bir yol aç bana geniş ve uzun/ kara selvilerden portakal çiçeklerinden.
Ben Mersin’e gittiğim zaman/ sen de gel benimle/ denizin pencerelerini göster/ balıkların adını yazdır bana.
Ben Mersin’e gittiğim zaman/ bir portakal fidanım olacak/ üzerinden kuşlar uçacak her sabah/ bazan bulutlar geçecek dağlara/ bir de bir badem ağacım olacak.
Kayatepe İlkokulu’ndan sınıf arkadaşım Avni Taner’in küçük kardeşi M. Nihat Taner, “İşgalden Kurtuluş’a ve Cumhuriyet Mersin’i” adlı kitabını gönderdi. Bu yazı o kitapla ilgili olacak ama önce Mersin belasıyla yüzleşmeliyim. Kurtulmak için 1956 yılında bir bohçayla kaçtığım Mersin, benim en zayıf yanımdır. Bohçayla, çünkü ne bir bavulum ne bir valizim ne de bir çantam vardı.
Not defterime baktım. Dayak yemiş sokak köpeği gibi kaçmamdan 44 yıl 6 ay 11 gün sonra, 9 Haziran 2002 günü, söylemesi ayıp, muzaffer bir komutan gibi dönmüşüm.
Bugünkü beni Mersin, Fransızca, Paris ve Ülker yarattı. Bu, bir başka yazının, yazıların konusu. Şimdi M. Nihat Taner’in kitabına dönelim: Bu kitabı okuryazar olan, evinde çok küçük de olsa bir kitaplığı olan herkes satın almalı ve ilk sayfasının üzerine de o günün tarihi yazılmalı.
Bir öfkeli takınağımı bir kez yazmama vesile olduğu için M. Nihat Taner’e teşekkür ederim. Benim Eksik Parça Yayınevi tarafından 2016 yılında yayınlanan ve 2020’ye kadar altı baskı yapan Cumhuriyet’in Üç Fedaisi adlı (neden yazmaktan çekinmeli) çok önemli bir kitabım var. Üç fedai: Mahmut Esat Bozkurt, Şükrü Saracoğlu ve Reşit Galip. Atatürk’ün çok sevdiği ve öldüğü zaman ardından ağladığı Reşit Galip, Cumhuriyet tarihinin en önemli düşünür (entelektüel) ve aydınlarının başında gelen Reşit Galip… Mersin pek farkında değil ama varoluş tarihinde üç önemli kişi varsa bunlardan biri Reşit Galip’tir. M.K. Atatürk, Reşit Galip’i Mersin’de keşfetti ve onu ilkin milletvekili, sonra milli eğitim bakanı yaptı. Reşit Galip’in yazdığı “Andımız”ın özgün halini yazıyorum: “Türküm, doğruyum çalışkanım, yasam; küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, ulusumu özümden çok sevmektir. Ülküm; yükselmek, ileri gitmektir. Varlığım Türk varlığına armağan olsun.”
Daha sonra, AKP saltanatında, kimi sivri akıllı budalalar şimdi okuyacağınız “Ey Büyük Atatürk! Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim. Varlığım Türk varlığına armağan olsun. Ne mutlu Türküm diyene!” bölümünü ekleme küstahlığını yaptılar.
Kitabında Reşit Galip’in adına rastlamayınca M. Nihat Taner’e telefon ettim ve bu eksikliğin nedenini sordum. Beni tatmin eden bir yanıt alamadım. Altını çize çize şunu söylemek zorundayım: Mersin üzerine kitap yazan her yazar şu ya da bu şekilde Mersin Türk Ocağı Reisi Reşit Galip’e geniş bir yer ayırmak ve onun Gazi Mustafa Kemal Paşa önünde söylediği şu sözlere yer vermek zorundadır: “Paşa, muhterem Gazi Paşa. Sen bu milletin yalnızca kurtarıcısı ve yalnız kahramanı değilsin, sen bunlardan daha büyüksün, sen bu milletin bir ferdisin. Senin en birinci büyüklüğün bu milletin ferdi olmakla yetinmendir ve iftihar etmekliğindir.”
Reşit Galip konuşmasını, şimdi başına ne geldi bilmiyorum ama Halkevi ve Kilise’nin karşısındaki belediye (ya da halk) bahçesinde yapmıştı.
Mersin bence çok önemli insanlar yetiştirmiştir ama en önemli ikisi Reşit Galip ile 1948 Londra Olimpiyatları’nda Greko-Romen güreşte ağır siklet şampiyonu olan Mersinli Ahmet Kireççi’dir. Bu iki insanın adı ne bir caddeye ne bir okula verilmiştir ama Hüseyin Okan Merzeci (1939-1997) adı bir bulvara ve okula verilmiş. Okan Merzeci: “İnşaat mühendisi ve eski Mersin Büyükşehir Belediye başkanıdır. Şehrin altyapısına ve kentsel planlamasına önemli katkılar sağlamış, başkanlık maaşını öğrencilere bağışlaması ve halkla kurduğu yakın temasla Mersinlilerin hafızasında dürüstlüğü ve iyilikseverliği ile yer edinmiştir.”
Bu kimliğe karşın, ailesini yakından tanıdığım, ilkokul öğretmenim Macide Hanım’ın ve ilkokulda sıra arkadaşım olan rahmetli Işık’ın yakın akrabası Okan Merzeci, ne Reşit Galip’ten ne de şampiyon Mersinli Ahmet’ten çok daha önemli bir insandır.
Ey okur, yazımı okuduktan sonra benim için “Sana ne!” diye düşünüyorsan, senin bu kaygılı itirazına karşı benim de iki lafım var: Baba tarafım Çavuşlu Köyü’ndendir. neneme “Çakır’ın kızı Fatma” derlerdi. Ana tarafım Toroslar’da bekçi duran Demirışık köyündendir. Dedem bir gözünü Galiçya savaşında yitirdiği için Kör İbram olarak anılırdı. Heykeli dikilmese de en azından büstü yaptırılıp muhtarlığın önüne konulacak bir kahramandı. Benim ünlü Göde Omar da dedemin komşusu olurdu
Mutlak butlan davası sonucunun açıklanmasından sonra siyasal yaşamda önemli gelişmeler oldu.
Tarihsel tabanlı siyasal süreçler sadece tek bir anı belirleyen fotoğraf karelerine indirgenmemeli, bir film şeridi gibi izlenmelidir.
Dönersem Mersin’e kışın giderim/ yanımda kitaplar sevdiğim ozanlardan.
Boşuna çaba, suçsuzların, haklarını savunan, haklarını arayanların canlarını boşu boşuna yakıyorsunuz.
AK Parti’nin 25 yıllık iktidarı boyunca “Bunu da gördük” dediğimiz o kadar olay yaşadık ki ne yaşanırsa yaşansın artık şaşırmayız diyorduk.
Nefret ve şiddetle yoğrulmuş, belirsizliklerle kuşatılmış bir dönemden geçiyoruz.
Son dönemlerde muhalefet çevrelerinde kimilerinin Cumhuriyet kavramını, kimilerinin de demokrasi kavramını öne çıkardıklarına tanık oluyoruz.
Kurban Bayramı, milyonlarca hayvanın ülke içinde hareket ettiği, el değiştirdiği, kesildiği ve elde edilen etlerin tüketimini içeren devasa bir süreçtir.
Ankara Adliye (İstinaf) Mahkemesi’nin “mutlak butlan” kararı ile CHP’nin 38. kurultay öncesi duruma çekilmesi ve süreçte delege oyuyla seçilen yönetimin tüm karar ve uygulamalarının yok hükmünde sayılması Türk siyasi tarihinde örneği olmayan bir sivil darbedir.
İktidar yerel seçimlerde kaybettiği belediye başkanlıklarını, yargıyı siyasal araç olarak kullanarak ele geçirmeye çalışmaktadır.
Geçen yazımda, Rusya-Ukrayna savaşının Baltıklar’a sıçrama ihtimalini yazmıştım.
Dönersem Mersin’e kışın giderim/ yanımda kitaplar sevdiğim ozanlardan.
Terziliğin meslek sözlüğünde “haute couture” diye bir deyim vardır.
Yazıya başlamadan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ve ayrım yapmadan bütün vatandaşlarının 19 Mayıs Bayramı’nı kutlarım.
Bugün Hürriyet gazetesi yazarı Fuat Bol’un 5 Şubat 2026 tarihli ve “Laiklik Hezeyanları” adlı yazısını otopsi masasına yatıracağız.
Son dakika Kapsamında Yaşanan Gelişmenin Etkileri
Meydana gelen bu kritik gelişme, sadece bugünün gündemini belirlemekle kalmıyor, aynı zamanda önümüzdeki dönemin stratejik kararları üzerinde de güçlü bir etki yaratıyor. Son dakika kategorisinde yayınlanan diğer detaylı analizlerde ve uzman raporlarında da sıklıkla vurgulandığı üzere, bu tür dönüm noktaları toplumun farklı kesimlerinde çeşitli ve kalıcı yansımalar bulmaktadır. İlgili sektör uzmanları, sürecin zaman içinde daha net bir çerçeveye oturacağını ve yeni verilerle şekilleneceğini öngörüyor. Neler Oluyor platformu olarak, süreci en ince ayrıntısına kadar yakından takip ediyor, güncel veriler ve yetkili ağızlardan yapılan açıklamalar ulaştıkça haberimizi anlık olarak güncelleyerek sizlere en doğru bilgiyi sunmaya devam ediyoruz.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Ben Mersin’e gittiğim zaman olayı ne zaman oldu/yayınlandı?
Bu haberin detayları, 26.05.2026 tarihinde kaynaklardan teyit edilerek sistemimize eklenmiş ve güncel olarak sunulmuştur.
Buna benzer daha fazla Son dakika haberini nerede bulabilirim?
Sitemizin Son dakika kategorisine göz atarak, bu ve benzeri tüm güncel haberlere ulaşabilir ve gündemi yakından takip edebilirsiniz.
İçeriğin güvenilirliği ve hazırlayan kaynak kimdir?
Haber metni, uzman editör admin tarafından ajans ve veri akışları üzerinden derlenerek tarafsızlıkla oluşturulmuştur.
Ne düşünüyorsun?
Sık Sorulan Sorular
Son dakika Kategorisinden
Tümünü Gör →
Son dakika Elazığ’da deprem mi oldu? Az önce deprem Elazığ’da nerede oldu? Elazığ deprem Kandilli ve AFAD son depremler listesi 26 Mayıs 2026
Mayıs 26, 2026
Patriot, THAAD gölgesinde hac
Mayıs 26, 2026
Parayla alakalı bayramlık sorular ve cevaplarım
Mayıs 26, 2026