Sosyal medyada çocukların fotoğraflarını herkese açık bir şekilde paylaşmak, o fotoğrafları yapay zekâyla hazırlanan cinsel istismar görüntülerinin malzemesi haline getirebiliyor. Yapay zekâ destekli cinsel istismar görüntülerinde artış olduğu belirlenirken uzmanlar, aileleri çocuklarının fotoğraflarını internette herkese açık bir şekilde paylaşmaması konusunda uyardı. İngiltere’nin Ulusal Suç Ajansı (NCA) ve İnternet İzleme Vakfı (IWF) yapay zeka tarafından üretilen cinsel istismar içerikli deepfake (sahte) görüntülere ilişkin endişeler üzerine, ebeveynlere çocuklarını çevrimiçi istismarcılardan nasıl koruyacakları konusunda bir rehber yayınladı.

‘Takipçileri sınırlayın’

Daily Mail gazetesinin haberine göre, NCA ve IWF çocuklarının fotoğraflarını sosyal medyada illa da paylaşmak isteyen ebeveynlere şu önerilerde bulundu:

“Sosyal medya hesaplarınızı herkese açık yapmak yerine ‘özel’ olarak ayarlayabilir ve bu kısıtlama sayesinde hesaba erişebilecek kişi sayısını azaltabilirsiniz. Ayrıca yayınladığınız fotoğraflarınızın yalnızca yakın arkadaşlarınız ve aile üyelerinizle paylaşılmasını sağlayacak şekilde hesap ayarlarında düzenleme yapabilirsiniz. Facebook ve Instagram gibi sosyal medya hesaplarına yüklenen içerikleri hangi kullanıcıların görüntülemesine izin verdiğinizi de gözden geçirin. Teknolojideki hızlı gelişmeler, istismarcıların internetten görüntü toplayıp, bunları gerçekçi görünen çocuk istismarı içerikleri geliştirmelerine imkan veriyor. Öte yandan aile üyelerinin, arkadaşların veya kuruluşların çocukların fotoğraflarını internette yayınlama iznine sahip olup olmadıkları da konuşulmalı; bu konuyu çocuğunuzun gittiği okulun yönetimiyle bile görüşün”

Bir yılda 3 binden fazla istismar videosu

Araştırmalara göre, sadece 2025 yılında 3 bin 440 adet yapay zekâ tarafından üretilmiş çocuk cinsel istismarı videosu tespit edildi; oysa 2024 yılında bu sayı sadece 13’tü. Uzmanlar, suçluların yapay zekâ teknolojilerini kullanarak çocukları yeni yollarla hedef aldıklarını giderek daha fazla tespit ettiklerini belirtti. Çocukların oyun ve canlı yayın platformlarında yetişkinlerle sohbet etmesinin risklerine de dikkat çekilirken; söz konusu tehlikeler nedeniyle Türkiye dahil birçok ülkede çocuklara sosyal medya yasağı getirildiği hatırlatılıyor.

‘Çocuk GTA oynuyorsa bu ebeveynin suçudur’

EVRİN GÜVENDİK ANKARA

TBMM Okul Saldırıları ve Dijital Riskleri Araştırma Komisyonu’ndaki sunumunda Bahçeşehir Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yavuz Samur’dan çarpıcı tespitler geldi. “Dijital oyunlar, çocukların gidip bu tarz okul saldırıları yapmalarına neden olmazlar” ifadesini kullanan Samur, bu tür saldırılara neden olabilecek farklı değişkenler olduğuna işaret etti. Samur, dijital oyunların şiddete etkisi konusundaki araştırmalara atıfta bulunarak “Akademik araştırmalarda, silahla insan öldürüp hapishaneye giren suçlular analiz edilmiş ve bu suçlular acaba zamanında Counter-Strike mı oynadılar, GTA mı oynadılar, Call of Duty oynadılar da o yüzden mi gidip insan öldürdüler diye bakıldığı zaman bir ilişki bulunamamış” dedi.

‘Pratiğini yapar’

Oyunların pratik yapma araçları olduğuna dikkat çeken Samur, “Bir oyun başlı başına bir gencin, çocuğun ya da yetişkinin bunu yapmasına neden olmaz ama çocuk oynadığı oyunda ne varsa onun pratiğini yapar” diye konuştu. Ebeveynlerin hangi oyunun hangi yaş için uygun olduğunu bilmediğini vurgulayan Samur, “Ebeveynlerin bilinçlendirilmesi gerekiyor. Kamu spotlarıyla, gündüz kuşağı ya da dizilerde bu bilinçlendirme yapılabilir. Ebeveynler her oyunun bir yaşı olduğunu ve yaşa uygun olmayan oyunların oynanmaması gerektiğini bilmeli. Okul öncesindeki çocuk eğer GTA oynuyorsa -artı 18 oyundur- ya da ilkokuldaki çocuk GTA oynuyorsa bu öncelikle ebeveynin suçudur ancak devletin de ebeveynlere destek olacak sınıflandırma sistemlerini geliştirmesi gerekir. Sanat ve sporla uğraşan çocuk bağımlı olmuyor” dedi.

(GTA, açılımı Grand Theft Auto (Büyük Otomobil Hırsızlığı) olan dijital oyun dünya genelinde 460 milyon adet sattı)

📰 Kaynak Haber

Bu haber milliyet.com.tr kaynaklı bilgilerden yararlanılarak özgün biçimde yeniden yazılmıştır.