Bu ne kin, ne utanmazlık, ne ahlak yoksunluğu!

admin
Mayıs 26, 2026
0 Yorum
Bu ne kin, ne utanmazlık, ne ahlak yoksunluğu!
YAZI İÇİ REKLAM ALANI

Bu ne kin, ne utanmazlık, ne ahlak yoksunluğu! ile ilgili tüm detaylar haberimizde. Türkiye ve dünya gündemini meşgul eden bu son dakika gelişmesi, günün en çok konuşulan ve dikkatle takip edilen konuları arasında ilk sıralarda yer alıyor. Toplumsal, siyasi veya sosyal hayatı doğrudan etkileme potansiyeline sahip olan bu olay, uzmanlar ve kamuoyu tarafından farklı pencerelerden değerlendiriliyor. Ortaya çıkan yeni bilgiler, resmi açıklamalar ve tarafların yaklaşımları sürecin seyrini adım adım değiştiriyor. Yaşanan bu kritik gelişmeyi tüm boyutlarıyla aktarıyoruz.

Bu ne kin, ne utanmazlık, ne ahlak yoksunluğu! Detayları

İkisinin de hedefinde tek kişi var. Elbirliği ile yok etmek istiyor ve bu amaçla işbirliği yapıyorlar.

Hayır, iki kamp da farklı gerekçelerle değil, hemen hemen aynı gerekçelerle bunu istiyorlar.

İktidar, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Erdoğan’ı geçecek/yenecek ana aday olduğu için İmamoğlu’nun zindana tıktı, 31 yıllık diplomasını iptal ederek önünü kapadı. CHP’li belediyelere uyduruk soruşturmalarla, ellerindeki yargı marifetiyle kanıtsız hapse tıkmak ve seçim sürecinde CHP’yi de bu süreçte itibarsızlaştırarak seçim kazanmak istiyor.

Peki Kılıçdaroğlu’na ne oluyor? Ve ekranda aynı görüşleri savunanlara?

Kılıçdaroğlu onu büyükşehire aday gösteren kişi. O da hakkını verdi, seçimleri kazandı, Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerinde Türkiye’yi karış karış dolaşarak KK’ye ve CHP’ye oy istedi.

O güne kadar tüm seçimleri kaybeden, bunun için hiçbir bedel ödemeyen, çekilmeyi aklının ucundan bile geçirmeyen, kendisine “ebedi muhalefet başkanlığı” gibi konforlu bir alanı yaratmak için KK yine aday oldu. 69 delegeyi kullandı ve “Bak parti beni istiyor” dedirterek aday oldu. Diyebilirsiniz ki normal politikacı olsa koltuğu boşaltır, “Hadi arkadaşlar ben bugüne kadar başaramadım, sıra sizde” derdi.

Ama ortaya çıktı ki bu adaylığı ile kendisine verilen “CHP’yi sürekli muhalefette tutmak” devlet görevinin sürekliliği gerekiyordu.

İlk tur sonucu: Özgür Bey 682, Kemal Bey 664 oy aldı. Özgür Bey iki oy ile salt çoğunluğu kaçırmıştı. İkinci turda fark açıldı: 812-536.

Burada temel soru şu: Nasıl oluyor da 13 yıl boyunca sıfır başarıya rağmen, üstelik en önemli konularda (mühürsüz oylar için YSK’ye başvurmamak, milletvekillerinin yasama dokunulmazlıklarını kaldırmak için anayasa değişikliği gibi) çok sayıda iktidara hizmet sunmasına rağmen, delegelerden ilk turda 664 oy alabiliyordu?

Delegelerin aklı mı bağlanmıştı, başarısızlığı neden ödüllendiriyorlardı?

Bunun sırrı, 13 yıllık başkanlığı boyunca delegeleri ve seçilmelerini bağlamasıydı. Bu konuda yüksek başarılı! Özgür ve partisini düşünen delege olsaydılar, KK’yi gönderirlerdi. Neyse ki ikinci turda 128 delege bağını kopardı ve Özgür Özel’i destekledi. Sonraki kurultaylarda da başarılı yönetimi durmadan ödüllendirdiler, partisini düşünen delege gibi davrandılar.

İmamoğlu’na gelelim. Ağırlığını değişimden yana kullanmasının, KK’nin kaybetmesinde şüphesiz katkısı oldu. Ve bunu unutmadı, hedefine İmamoğlu’nu koydu. Aylar sonra da CHP’de iktidar değişimiyle koltuklarını, çıkarlarını, herhalde avantajlarını da kaybeden bazıları oyların rüşvetle satın alındığı masallarıyla ve KK’nin da bunun arkasına geçmesiyle bugünkü tabloyu yarattılar.

Şüphesiz burada KK ile iktidarın ortak operasyonu söz konusuydu.

Evet, İmamoğlu kini, KK ve medya adamlarını, bu kez iktidarın İBB operasyonlarını desteklemeye itti.

Böylece iktidarın CHP’ye ve belediyelerine başlattığı operasyonlarında KK ve adamlarının de desteğini aldı ve mutlak butlan pususuna yattılar.

Yargılamalardaki fiyaskolar, yalanlar, şantajlar, asılsız kanıtsız suçlamaların ortaya çıkması onları zerre ilgilendirmedi.

Şimdi, iktidar koltuğu en büyük destekçisine verdi. Ondan daha iyi bir muhalefet lideri bulamazdı.

Üstelik, İmamoğlu’nun ahlaksız suçlamasıyla “defterini dürme” işini de KK’ye sipariş ve ihale etti.

Şimdi adamları ekranlarda “ahlaksız İmamoğlu” diye utanmazca ve rezilce basbar bağırırken KK’ye de partiden ihraç etmenin kapılarını açıyordu.

Kin değil, deve kini… Ama o koltuk onlara zerre hayır getirmeyecek ve ilk seçimlerde sıfırlanacaklar.

Millet göbeğini kaşımıyor, her şeyi görüyor ve sandığı bekliyor.

Mutlak butlan davası sonucunun açıklanmasından sonra siyasal yaşamda önemli gelişmeler oldu.

Tarihsel tabanlı siyasal süreçler sadece tek bir anı belirleyen fotoğraf karelerine indirgenmemeli, bir film şeridi gibi izlenmelidir.

Dönersem Mersin’e kışın giderim/ yanımda kitaplar sevdiğim ozanlardan.

Boşuna çaba, suçsuzların, haklarını savunan, haklarını arayanların canlarını boşu boşuna yakıyorsunuz.

AK Parti’nin 25 yıllık iktidarı boyunca “Bunu da gördük” dediğimiz o kadar olay yaşadık ki ne yaşanırsa yaşansın artık şaşırmayız diyorduk.

Nefret ve şiddetle yoğrulmuş, belirsizliklerle kuşatılmış bir dönemden geçiyoruz.

Son dönemlerde muhalefet çevrelerinde kimilerinin Cumhuriyet kavramını, kimilerinin de demokrasi kavramını öne çıkardıklarına tanık oluyoruz.

Kurban Bayramı, milyonlarca hayvanın ülke içinde hareket ettiği, el değiştirdiği, kesildiği ve elde edilen etlerin tüketimini içeren devasa bir süreçtir.

Ankara Adliye (İstinaf) Mahkemesi’nin “mutlak butlan” kararı ile CHP’nin 38. kurultay öncesi duruma çekilmesi ve süreçte delege oyuyla seçilen yönetimin tüm karar ve uygulamalarının yok hükmünde sayılması Türk siyasi tarihinde örneği olmayan bir sivil darbedir.

İktidar yerel seçimlerde kaybettiği belediye başkanlıklarını, yargıyı siyasal araç olarak kullanarak ele geçirmeye çalışmaktadır.

Geçen yazımda, Rusya-Ukrayna savaşının Baltıklar’a sıçrama ihtimalini yazmıştım.

Özgür Özel ve arkadaşları CHP olanakları tüketinceye kadar yeni parti kurmayacak veya ellerinin altındaki partiyi aktifleştirmeyecekler.

Bardağın dolu tarafına bakıyorum olmuyor, boş tarafı tutmuyor.

Son dakika Kapsamında Yaşanan Gelişmenin Etkileri

Meydana gelen bu kritik gelişme, sadece bugünün gündemini belirlemekle kalmıyor, aynı zamanda önümüzdeki dönemin stratejik kararları üzerinde de güçlü bir etki yaratıyor. Son dakika kategorisinde yayınlanan diğer detaylı analizlerde ve uzman raporlarında da sıklıkla vurgulandığı üzere, bu tür dönüm noktaları toplumun farklı kesimlerinde çeşitli ve kalıcı yansımalar bulmaktadır. İlgili sektör uzmanları, sürecin zaman içinde daha net bir çerçeveye oturacağını ve yeni verilerle şekilleneceğini öngörüyor. Neler Oluyor platformu olarak, süreci en ince ayrıntısına kadar yakından takip ediyor, güncel veriler ve yetkili ağızlardan yapılan açıklamalar ulaştıkça haberimizi anlık olarak güncelleyerek sizlere en doğru bilgiyi sunmaya devam ediyoruz.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Bu ne kin, ne utanmazlık, ne ahlak yoksunluğu! olayı ne zaman oldu/yayınlandı?

Bu haberin detayları, 26.05.2026 tarihinde kaynaklardan teyit edilerek sistemimize eklenmiş ve güncel olarak sunulmuştur.

Buna benzer daha fazla Son dakika haberini nerede bulabilirim?

Sitemizin Son dakika kategorisine göz atarak, bu ve benzeri tüm güncel haberlere ulaşabilir ve gündemi yakından takip edebilirsiniz.

İçeriğin güvenilirliği ve hazırlayan kaynak kimdir?

Haber metni, uzman editör admin tarafından ajans ve veri akışları üzerinden derlenerek tarafsızlıkla oluşturulmuştur.

Ne düşünüyorsun?

YAZAR HAKKINDA

admin

YAZI ALTI REKLAM ALANI

Sık Sorulan Sorular

admin

admin

Yazar / Editör

Neler Oluyor yazar kadrosunda.

Tüm Yazıları →

Bir Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.