
Didem Seymen – Son günlerde yaşanan iki acı kayıp, kalp krizinin yalnızca ileri yaşların hastalığı olmadığı gerçeğini bir kez daha gözler önüne serdi. 35 yaşındaki oyuncu Ece İrtem’in yaşamını yitirmesinin ardından, önceki gün de Gebze Cumhuriyet Savcısı Ayhan Uyumaz duruşma sırasında geçirdiği kalp krizi sonucu 49 yaşında hayatını kaybetti.

Uzmanlar, genç yaşlarda görülen ani kalp ölümlerinin altında genetik faktörlerden yaşam tarzına kadar pek çok neden bulunabileceğine dikkat çekiyor. Uzmanlar, peş peşe yaşanan bu kayıpların ardından genç yaşta görülen ani kalp ölümlerinin hafife alınmaması gerektiğini, risk faktörlerinin erken dönemde belirlenmesi ve düzenli sağlık kontrollerinin önemini vurguluyor.
Genetik faktörler önemli
Toplumda kalp krizinin daha çok ileri yaşlarda görülen bir sağlık sorunu olarak algılandığını belirten Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Davran Çiçek, son yıllarda genç yaşlarda görülen kalp krizi ve ani kalp ölümlerinde artış yaşandığını söyledi.
Genç yaşta meydana gelen kalp krizlerinin en önemli nedenlerinden birinin genetik yatkınlık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Çiçek, “Ailesinde erken yaşta kalp krizi öyküsü bulunan kişilerde damar sertliği süreci çocukluk yıllarından itibaren başlayabiliyor. Özellikle ailesel kolesterol yüksekliği gibi kalıtsal hastalıklar, henüz 30’lu yaşlarda ciddi damar tıkanıklıklarına yol açabiliyor” dedi.
Sigara riski artırıyor
Ani kalp ölümlerinin yalnızca damar tıkanıklığına bağlı gelişmediğini belirten Çiçek, doğuştan gelen kalp kası hastalıkları, ritim bozuklukları ve yapısal kalp anomalilerinin de önemli risk oluşturduğunu ifade etti.
Bu kişilerin günlük yaşamlarında tamamen sağlıklı görünebildiğini söyleyen Çiçek, yoğun stres, aşırı fiziksel efor veya beklenmedik bir tetikleyicinin ölümcül ritim bozukluklarını ortaya çıkarabileceğini kaydetti.
Sigara kullanımı, obezite, hareketsiz yaşam, yüksek tansiyon, diyabet ve kronik stresin de gençlerde kalp hastalıklarının görülme riskini artırdığını belirten Çiçek, bazı enfeksiyonlar, kalp kası iltihapları, pıhtılaşma bozuklukları ve fark edilmeyen damar hastalıklarının da genç yaşta kalp krizine neden olabileceğini söyledi.
‘KOVİD-19 enfeksiyonu riski artırıyor’
Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Fatih Güngören, KOVİD-19 enfeksiyonu ve aşılarının kalp krizine etkisi olup olmadığına ilişkin şunları söyledi: “KOVİD-19 aşılarının kalp krizleri üzerindeki etkisi, pandeminin başından beri yoğun şekilde araştırılmıştır. Güncel ve güvenilir veriler değerlendirildiğinde, KOVİD-19 aşılarının genel popülasyonda kalp krizi riskini artırdığına dair güçlü bir kanıt bulunmamaktadır.
Buna karşılık, KOVİD-19 enfeksiyonunun kendisi kalp krizi ve kardiyovasküler olay riskini belirgin şekilde artırmaktadır. Güncel yayınlarda ve analizlerde, KOVİD-19 aşısı sonrası kalp krizi oranının son derece düşük olduğu ve aşılanan bireylerde kalp krizi riskinin aşılanmayanlarla karşılaştırıldığında artmadığı gösterilmiştir. Benzer şekilde milyonlarca bireyin dahil edildiği geniş gözlemsel çalışmaları içeren analizlerde de KOVİD-19 aşıları ile kalp krizi arasında nedensel bir ilişki saptanmamıştır.
KOVİD-19 enfeksiyonun kendisi; damar duvarında inflamasyon dediğimiz bir sürece, damarda pıhtılaşmaya ve kalp damarındaki plakların yırtılmasına neden olarak kalp krizi riskini belirgin olarak artırmaktadır.’’
Çocuk ve gençler için uyarılar
“Aile öyküsü varsa ihmal edilmemeli” uyarısında bulunan Prof. Dr. Davran Çiçek, özellikle ailesinde erken yaşta kalp hastalığı bulunan, yüksek kolesterolü olan veya göğüs ağrısı, çarpıntı, bayılma gibi belirtiler yaşayan kişilerin mutlaka kardiyolojik değerlendirmeden geçmesi gerektiğini vurguladı.
Çocuklar ve gençler için de önemli uyarılarda bulunan Çiçek, “Ailesinde genç yaşta ani ölüm, kalp krizi, kalp kası hastalığı ya da ciddi ritim bozukluğu bulunan çocukların daha yakından takip edilmesi gerekiyor. Özellikle lisanslı spor yapan çocuk ve gençlerde yarışmalı sporlara başlamadan önce en az bir kez kardiyolojik değerlendirme yapılması hayat kurtarıcı olabilir” diye konuştu.
‘Genetik hastalık poliklinikleri artırılmalı’
Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi (MKÜ) Tayfur Ata Sökmen Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Oğuz Akkuş, genç yaşta yaşanan ani ölümlerin en sık nedeninin kalp kaynaklı olmakla birlikte; yüksek tansiyona bağlı beyin kanamaları, aort damarı genişlemesi ya da yırtılması, beyin ve akciğer damarlarındaki pıhtılaşmalar olduğuna dikkat çekti.
Prof. Dr. Oğuz Akkuş, “Genetik hastalık ve aritmi polikliniklerinin artırılarak yüksek yoğunluklu hastanelerde ayrı birer birim olarak yapılandırılması, bu hastalıkların erken tanı ve tedavisinde hayati bir önem arz etmektedir. Bu özel birimler sayesinde riskli ailelerin dinamik takibi tek bir merkezden yürütülerek, genç yaşta gelişebilecek ani ölümlerin erkenden önüne geçilmesi sağlanacaktır” dedi.
📰 Kaynak Haber
Bu haber milliyet.com.tr kaynaklı bilgilerden yararlanılarak özgün biçimde yeniden yazılmıştır.
Bu Habere Tepkiniz Nedir?