Mutlak butlandan sonra
Mutlak butlandan sonra ile ilgili tüm detaylar haberimizde. Türkiye ve dünya gündemini meşgul eden bu son dakika gelişmesi, günün en çok konuşulan ve dikkatle takip edilen konuları arasında ilk sıralarda yer alıyor. Toplumsal, siyasi veya sosyal hayatı doğrudan etkileme potansiyeline sahip olan bu olay, uzmanlar ve kamuoyu tarafından farklı pencerelerden değerlendiriliyor. Ortaya çıkan yeni bilgiler, resmi açıklamalar ve tarafların yaklaşımları sürecin seyrini adım adım değiştiriyor. Yaşanan bu kritik gelişmeyi tüm boyutlarıyla aktarıyoruz.
İçindekiler 📌
Mutlak butlandan sonra Detayları
“O kadar da olmaz!” derken karar çıktı. Sonra, polis kapıya dayandı! Aslında, Kılıçdaroğlu bir araç ve her şey hızla değişiyor. Önce o kararı anlamak gerekiyor. Türkiye’deki rejimin karakteri, “devlet biçimi”, yargıyı çalıştıran irade üzerinde düşününce ortaya tek bir sonuç çıkıyor: AKP liderliği önümüzdeki seçimleri, ne pahasına olursa olsun biz kazanacağız diyor.
AKP’nin önünde, 2013’ten bu yana gittikçe derinleşen bir paradoks var.
Bir taraftan, toplumdan rıza alma kapasitesi ivme kazanarak aşınıyor; artık olağan koşullarda, kurallara uygun yapılan genel seçimleri ve halkoylamalarını kazanma şansı yok. Bu durumun kimi sonuçlarını 2015-2018 arasında yaşananlara bakarak görebiliriz:
2015 Haziran seçimleri ve 7 Haziran-1 Kasım arasında yaşananlar: AKP tek başına hükümet kuramadı. HDP anahtar parti oldu. Sonra…
15 Temmuz 2016 darbe girişimi, OHAL, KHK: Ölümler, geniş çaplı tutuklamalar, tasfiyeler. Devlet personeli yeniden şekillendi. Seçim sonuçlarının oluşmasında önemli payı olan Selahattin Demirtaş tutuklanarak etkisizleştirildi.
16 Nisan 2017 halkoylaması, OHAL ve yandaş basın baskısı altında yaşanan oylamayı, 2.5 milyon mühürsüz oy pusulasına karşın ancak yüzde 51 ile kazandı… Başbakanlık makamı kaldırıldı, partili cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçildi.
24 Haziran 2018 tartışmalı Cumhurbaşkanlığı seçimleri… Tüm bunlara olanak veren pasif bir CHP. Sonuç: AKP, gerçek bir muhalefetin karşısında, seçimleri, adeta “satranç tahtasına tekme atmadan” kazanamaz!
Diğer taraftan, AKP döneminde şekillenen rant ekonomisi, bu ekonomi üzerine yaşayan sınıflar ve siyasal İslamın seçkinlerinin ve taraftarlarının bu rejim altında elde ettikleri ekonomik-siyasi/hukuki-kültürel ayrıcalıklar, bu ayrıcalıkları korurken gittikçe yoğunlaşan hukuksuzluk, iktidarı bırakıp muhalefete geçmeye izin vermiyor. Zaten yeni devlet biçiminde de gerçek bir muhalefete yer yok.
Uzun süre iktidarda kalan tek parti rejimleri altında, bir başka paradoks oluşuyor: Bir taraftan, rejim partisinin meşruiyeti giderek aşınıyor. Diğer taraftan vatandaşların, sivil toplumun, siyasi aktörlerin neyin “normal”, “meşru” ya da “mümkün” olduğuna dair algısı yeniden biçimleniyor: Patika bağımlılığı + inanç kemikleşmesi; kurumların, sivil toplum örgütlerinin, kaynak bağımlılığı; siyasi baskı, propaganda ve “moleküler dönüştürme” yoluyla toplumsal hafızanın dejenerasyonuyla seçmen psikolojisinin bir kutuplaşma üzerinden pekişmesiyle “bilişsel kilitler” oluşuyor. Belirsizlikten kaçınma arzusunun toplumda derinleşmiş kutuplaşmayla etkileşimi bu “bilişsel kilitlerin” çözülmesini zorlaştırıyor.
Bu “bilişsel kilitler” içinde hareket eden her muhalefet, aslında rejimi güçlendiriyor, rejimin/ iktidarın meşruiyetini besliyor. CHP’nin Kılıçdaroğlu dönemi, böyle bir muhalefet rejimiydi. Özel döneminde CHP bu “bilişsel kilitleri”, hak-adalet sorunu, geçim sıkıntısı krizi üzerinde odaklanarak, kitleleri hareketlendirerek zorlamaya başlayınca rejim partisinin meşruiyetinin “gerçeği”, dikkatle inşa ettiği toplumsal kutuplaşma içinde bile sırıtmaya başladı. Bu durum, rejim ve liderliği açısından bir beka sorunu anlamına geliyordu: Muhalefet, mutlaka eski sınırlarının (bilişsel kitlerin içine) geri sokulmalıydı.
Peki, “Ne yapmalı” sorusuna bir cevap önerecek konumda değilim. Ancak soru ve yapılmakta olanlar üzerinde düşünmeye çalışabilirim: Öncelikle, eski KK CHP’sinin siyasi söyleminden, temsilcilerinden kesinlikle uzaklaşmak, iletişimi kesmek gerekir. “Mutlak butlan” kararı açıklanmadan önce Trump ile yapılmış bir konuşma, piyasaların sınırlı tepkisi, içeride ve dışarıda egemen sermayenin rejim değişikliği konusunda istekli olmadığını düşündürüyor. Direnişin başarısı oranında bu durum değişebilir. 19 Mart gecesi mitinginden bu yana, rejim, bir “siper savaşı” (Gramsci) içinde “çıtayı” hep yükseltti, yeni mevziler kazandı. CHP tarafında “Meydanlarda birikir gitmeyiz”… “Gerekirse yaşamı durdururuz” dendi ama arkası gelmedi.
Şimdi, CHP “cepheden” saldırı altında: Rejim “çıtayı” güvenle, “CHP yıkılmalıdır” düzeyine yükseltiyor. Direnişin başarılı olabilmesi için önce bu güveni kırmak ve “çıta yükseltme” inisiyatifini ele almak gerekmez mi?
CHP’ye yönelik “mutlak butlan kararı” Türkiye açısından zorlu demokrasi virajındaki açıyı daha da daralttı.
Hukuk ters yüz edilerek, CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptal edilmesi ve tutuklanması da, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “mutlak butlan kararıyla” görevden alınıp yerine CHP eski genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun getirilmesi de, emperyalizmin bir operasyonu ve projesidir.
Kemal Kılıçdaroğlu, “mutlak butlan” kararının üstünden iki gün geçmesini bile beklemedi; pazar günü dilekçeyle valiliğe başvurdu ve kolluk kuvvetlerinin operasyonuyla CHP Genel Merkezi’ni ele geçirdi.
Türkiye siyaseti ve ekonomisi geçen haftanın sonuna doğru bir hukuk darbesiyle yara aldı.
Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk bundan tam 100 yıl önce “Modern toplumlar için at yarışları sosyal bir ihtiyaçtır” demişti.
Tiyatro oyunlarının süreleri epey zamandır tartışılan, iletişim araçlarındaki inanılmaz dönüşümle birlikte iyice gündemi işgal eden bir konu…
Cumhuriyet Halk Partisi, 8 Ekim 2023’te İstanbul il kongresini düzenledi.
Küresel düzeyde hemen her ülke için ekonomik, siyasi ve toplumsal riskler hızla artıyor.
Trump ve Şi Cinping, Mayıs 2026 Pekin zirvesinin ardından iki ülkenin ilişkisinin sıfırlanmasından söz ettiler.
Trump’ın bu hafta Pekin’e yaptığı ziyaret bir diplomatik olayın ötesinde, belki de bir büyük dönüşümün işaretlerinden biri olarak okunabilir.
Bu yazıları okuyan bir gözlemcinin aklına ilk anda, “Neoconlar gerçekten pes mi etti?” sorusu gelebilir. Bir yorumcu da “imana mı geldiler?” diye sorarak dalga geçiyordu.
Hürmüz Boğazı’nda gerilim tırmandıkça enerji ve gıda güvenliği sorunlarının kesiştiği görülüyor.
Son dakika Kapsamında Yaşanan Gelişmenin Etkileri
Meydana gelen bu kritik gelişme, sadece bugünün gündemini belirlemekle kalmıyor, aynı zamanda önümüzdeki dönemin stratejik kararları üzerinde de güçlü bir etki yaratıyor. Son dakika kategorisinde yayınlanan diğer detaylı analizlerde ve uzman raporlarında da sıklıkla vurgulandığı üzere, bu tür dönüm noktaları toplumun farklı kesimlerinde çeşitli ve kalıcı yansımalar bulmaktadır. İlgili sektör uzmanları, sürecin zaman içinde daha net bir çerçeveye oturacağını ve yeni verilerle şekilleneceğini öngörüyor. Neler Oluyor platformu olarak, süreci en ince ayrıntısına kadar yakından takip ediyor, güncel veriler ve yetkili ağızlardan yapılan açıklamalar ulaştıkça haberimizi anlık olarak güncelleyerek sizlere en doğru bilgiyi sunmaya devam ediyoruz.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Mutlak butlandan sonra olayı ne zaman oldu/yayınlandı?
Bu haberin detayları, 25.05.2026 tarihinde kaynaklardan teyit edilerek sistemimize eklenmiş ve güncel olarak sunulmuştur.
Buna benzer daha fazla Son dakika haberini nerede bulabilirim?
Sitemizin Son dakika kategorisine göz atarak, bu ve benzeri tüm güncel haberlere ulaşabilir ve gündemi yakından takip edebilirsiniz.
İçeriğin güvenilirliği ve hazırlayan kaynak kimdir?
Haber metni, uzman editör admin tarafından ajans ve veri akışları üzerinden derlenerek tarafsızlıkla oluşturulmuştur.