Operasyonun dış ayağı haberiyle ilgili en güncel gelişmeleri, sıcak haber başlıklarını ve derinlemesine incelemeleri burada bulabilirsiniz. Türkiye ve dünya gündemini meşgul eden bu son dakika gelişmesi, günün en çok konuşulan ve dikkatle takip edilen konuları arasında ilk sıralarda yer alıyor. Toplumsal, siyasi veya sosyal hayatı doğrudan etkileme potansiyeline sahip olan bu olay, uzmanlar ve kamuoyu tarafından farklı pencerelerden değerlendiriliyor.
📌 İçindekiler Tablosu
Operasyonun dış ayağı Detayları
Bu kaçıncı! Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu, onca analize rağmen, hâlâ operasyonun dış ayağını anlamayarak (!) Atlantik dünyasından medet ummaya devam ediyor.
Son olarak Özgür Özel Newsweek’e yazdığı makalede “Yürüttüğümüz demokratik mücadele, yalnızca Türkiye’nin demokratik geleceğini değil, aynı zamanda bölgemizin, b de şekillendirecektir” dedi.
13 Aralık 2025’te, İmamoğlu’nun CFR’nin dergisi Foreign Affairs’te yazdığı makale üzerine, bu köşede “ABD İmamoğlu’nu kurtarabilir mi?” başlığıyla bu konuya değinmiştim.
Öncesinde Özel ve İmamoğlu defalarca Batı’ya “AKP’nin bize yaptığı hukuksuzluğa karşı çıkın” mesajı vermişti, sayısız kere “Bizi yalnız bırakmayın” çağrısı yapmıştı. Karşılığında “Biz AKP’den daha Batıcıyız, daha Atlantikçiyiz, daha NATO’cuyuz” teminatı vermişlerdi.
Ama anlaşılmadığı görülüyor ki hâlâ aynı çizgiyi sürdürüyorlar.
Bakınız mesele şu ismin şu isimden daha Atlantikçi olup olmaması meselesi değildir. Zira hepsi Atlantikçidir. Kılıçdaroğlu örneğin, Özel ve İmamoğlu’ndan daha az Atlantikçi değildir. Üçünün toplamı, cari değeri bakımından Erdoğan’ın Atlantikçiliği kadar değerli değildir.
AKP’nin kuruculularının “Biz ABD’nin desteğiyle iktidar olduk” itirafları arşivlerde duruyor. Dahası Erdoğan’ın “CHP’nin ABD karşıtı olması talihsizlik” mesajı başta birçok açıklaması da arşivlerde duruyor.
Sonuçta AKP de CHP de Atlantikçidir çünkü sistemin partileridirler.
Sorun şurada: Özel ve İmamoğlu, kendilerine yönelik kapsamlı operasyonun asıl sahibinin ABD olduğunu görmeyerek operasyona karşı ABD’den medet ummaktadır. Asıl talihsizlik budur.
Milyonlar, “Mesele Özel/ İmamoğlu meselesi değildir”, “Mesele CHP meselesi bile değildir”, “Mesele Cumhuriyete darbe ve Türkiye’nin dönüştürülmesi meselesidir” diyerek konumlanırken Özel ve İmamoğlu’nun operasyonun sahibinden operasyona karşı medet umabilmesi, Türkiye’nin talihsizliğidir.
Bu sorunun ideolojik kaynakları var. CHP’nin açtığı yolda DP Türkiye’yi Atlantik’e çıpaladığından beri “demokrasi eşittir ABD eşittir NATO eşittir Atlantik düzeni” algısı oluşturuldu.
Oysa tersiydi. NATO demokrasinin katiliydi, NATO anayasal düzenin katiliydi.
Çünkü NATO’dan önce gizli NATO vardı. NATO, ABD’nin üye ülkeleri denetim altında tutma örgütüydü ve bunu da gizli NATO’larla yaptılar. Gizli NATO örgütleri darbeler yaptı, suikastlar düzenledi, ekonomileri felç eden operasyonlar yaptı, eğitime ve sanata bile el attı.
İtalya’dan başlayarak deşifre olan o gizli NATO örgütleri ortadan kalkmadı, dönüştü, bugün varlıklarını farklı şekillerde sürdürüyorlar.
Özel, demokrasi mücadelelerinin sadece Türkiye için değil bölgenin, Avrupa’nın ve NATO’nun güvenliği için olduğunu söyleyebiliyor!
Oysa tersidir. Bölgenin güvenliği ile NATO’nun güvenliği ters orantılıdır. NATO’nun operasyonları bölgeyi güvensizleştirdi.
Demokrasi bakımından da tersidir. Türkiye’nin “daha sıkı NATO’cu” olabilmesinin yolu demokratikleşmesiyle değil, otoriterleşmesiyle mümkündür. Olan da budur. AKP’nin 24 yıldır demokrasiyi tırpanlıyor olmasına Atlantikçilerin olur vermesinin nedeni budur. AKP’nin dünkü Ergenekon-Balyoz kumpaslarına, bugünkü CHP’ye operasyonuna Atlantikçilerin olur vermesinin nedeni budur.
ABD’nin “yeni Osmanlıcılığa” yol vermesi, ABD Büyükelçisi Barrack’ın bölgeye “Osmanlı millet sistemi” ve “monarşi” önermesi, hiç mi CHP’nin üst yöneticilerinin dikkatini çekmiyor? Demokrasi bu mesajların ve sahadaki uygulamaların neresinde?
Meselenin “kurulana karşı kurucuları dönüştürme” operasyonu olduğu görülmüyor mu? Kurulana, yani Atatürk Cumhuriyetine karşı, kurucuların, yani TSK ve CHP’nin dönüştürülmeye çalışıldığı görülmüyor mu? Bu dönüştürme operasyonunun asıl sahibinin ABD olduğu görülmüyor mu?
Bir kez daha önemle belirtelim: Özel ve İmamoğlu’nun bu operasyonu püskürtebilmesi, operasyonun dış ve iç ayaklarına karşı bir bütün olarak konumlanabilmesinden ve halkla birleşmesinden geçiyor.
Bugünlerin demokrasi karşıtı siyasal gelişmeleri içinde Kılıçdaroğlu’nun özgeçmişi, maliye hesap uzmanlığından SSK Genel Müdürlüğü’ne gelişi, DYP’den milletvekili olmak istemesine Demirel’in engel olması, Ecevit’e yaklaşması, Ecevit’in “Bu adamın kafası karışık” diyerek kendisini kabul etmemesi, ardından CHP’ye gelişi, Baykal’ın kaset krizinden sonra genel başkanlığa yükselişi üzerinde duruluyor.
“Siyasal iktidar”, kendini seçenlerin “hizmetkârıdır”: Her seçim döneminde liderler “Size en iyi ben hizmet ederim” iddiasıyla gelir ve seçmenden oy isterler.
TC 2. yüzyılının eşiğinde, Cumhuriyet tarihinin en derin siyasal, ekonomik ve hukuksal fetret dönemini yaşıyor.
Tarsus’ta CHP’nin Belediye Başkanı Ali Boltaç ile yaptığımız güzel bir etkinlikten sonra kaleme aldım bu yazıyı.
Şu geçtiğimiz günlerde Türkiye “mutlak butlan” kararıyla öylesine dalgalandı ki adeta başka bir şeyin önemi kalmadı ülkede. Ama yaklaşan Dünya Kupası da vardı.
Tarihten iki olay: İlki, bundan tam 54 yıl, 5 ay, 9 gün önce, tarihler 15 Aralık 1971’i gösterirken Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde ülkesine dayatılan karar metnini yırtan Pakistan Dışişleri Bakanı Zülfikar Ali Butto’nun itirazıdır.
Cumhuriyetin ilk döneminde gençlik, tam da olduğu şey olarak, ülkenin geleceğini inşa edecek özne olarak konumlandırılmıştı; bugün ise ülkenin değil iktidarın geleceğini güvende tutacak bir nesne olarak konumlandırılmaya çalışılıyor.
Haziran 2025’teki birinci savaş 12 gün sürmüştü ve 12 Gün Savaşı diye kaydedilmişti.
Sosyalistlerin çoğunluğu “sistem içi hesaplaşma” diyerek Ergenekon-Balyoz kumpaslarında “tarafsız” kalmadılar.
Kemal Kılıçdaroğlu, “mutlak butlan” kararının üstünden iki gün geçmesini bile beklemedi; pazar günü dilekçeyle valiliğe başvurdu ve kolluk kuvvetlerinin operasyonuyla CHP Genel Merkezi’ni ele geçirdi.
CHP’nin son kurultayının iptali ile Kılıçdaroğlu’na yeniden genel başkanlık yolu açılması, ana muhalefet partisine operasyonun yeni aşamasıdır.
Son dakika Kapsamında Yaşanan Gelişmenin Etkileri
Meydana gelen bu kritik gelişme, sadece bugünün gündemini belirlemekle kalmıyor, aynı zamanda önümüzdeki dönemin stratejik kararları üzerinde de güçlü bir etki yaratıyor. Son dakika kategorisinde yayınlanan diğer detaylı analizlerde de sıklıkla vurgulandığı üzere, bu tür dönüm noktaları toplumun farklı kesimlerinde çeşitli ve kalıcı yansımalar bulmaktadır.
Neler Oluyor platformu olarak, süreci en ince ayrıntısına kadar yakından takip ediyor, güncel veriler ve yetkili ağızlardan yapılan açıklamalar ulaştıkça haberimizi anlık olarak güncelleyerek sizlere en doğru bilgiyi sunmaya devam ediyoruz.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
❓ Operasyonun dış ayağı haberi hakkında güncel gelişmeler nelerdir?
Bu gelişme, Son dakika alanında derin yankı bulmuştur. En son detaylar, resmi kurum ve güvenilir ajans raporları doğrultusunda sitemizde anlık olarak güncellenmeye devam edecektir.
❓ Buna benzer diğer haberleri nereden takip edebilirim?
Sitemizdeki Son dakika kategorisini ziyaret ederek günün diğer sıcak gelişmelerine ve en son uzman analizlerine anında ulaşabilirsiniz.
❓ İçeriğin güvenilirliği ve hazırlayan kaynak kimdir?
Haber metni, uzman editör admin tarafından ajans ve veri akışları üzerinden derlenerek tarafsızlıkla oluşturulmuştur.