Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) Lideri Nikos Hristodulidis başkanlığında 6 siyasi partinin katılımıyla gerçekleşen Ulusal Konsey toplantısında, Kıbrıs sorununda olası müzakere süreci ve Türkiye’ye yönelik Avrupa Birliği baskısının artırılması stratejisi masaya yatırıldı.
Rum basınındaki haberlere göre, toplantı sonrası açıklama yapan DİSİ Başkanı Annita Dimitriu, değişen uluslararası koşulların stratejik bir yaklaşımla değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Dimitriu, Türkiye’nin AB ile ilişkilerinde ortaya çıkan taleplerin Ankara üzerinde siyasi baskı unsuru olarak kullanılabileceğini savundu. (Kaynak: milliyet.com.tr)
AKEL Genel Sekreteri Stefanos Stefanu ise Rum tarafının çözüm konusundaki pozisyonunu netleştirmesi gerektiğini belirtti. Stefanu, müzakerelerin 2017 yılında kaldığı yerden devam etmesi gerektiğini yineledi ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’in bu süreçte ilerleme sağlamak için zemin hazırlamaya çalıştığını ifade etti.
ELAM Başkanı Hristos Hristu, iki toplumlu iki kesimli federasyon modeline karşı olduklarını yinelerken, DİKO Başkanı Nikolas Papadopulos genişletilmiş uluslararası konferans girişimine destek verdi. Papadopulos, AB’nin Türkiye üzerinde baskı oluşturma konusunda kilit bir aktör olduğunu söyledi. ALMA Partisi lideri Odisseas Mihailidis BM girişimlerini olumlu karşıladıklarını, DDP Başkanı Fidias Panayotu ise partisinin çözüm modeli konusunda henüz nihai karar vermediğini açıkladı.
Arka Plan ve Karşılaştırma
Kıbrıs sorunu, Ada’da 1974’ten bu yana süren taraflar arasındaki görüş ayrılıklarıyla devam ediyor. En son 2017 yılında İsviçre’nin Crans-Montana kentinde düzenlenen kapsamlı müzakere konferansı, taraflar arasında anlaşmazlık nedeniyle sonuçsuz kalmıştı. Bugünkü toplantıda Rum partilerin ortaklaştığı nokta, AB üyeliği avantajının Türkiye’ye karşı bir baskı aracına dönüştürülmesi yönünde. Bu durum, 2004 yılında Annan Planı’nın Rum tarafınca reddedilmesinden bu yana en organize GKRY girişimi olarak değerlendiriliyor.
Neden Önemli? / İşin Özü
Bu gelişme, müzakere masasından çekilen Türkiye’nin AB ile ilişkilerini yeniden canlandırma taleplerinin Rum kesimi tarafından bir koz olarak kullanılabileceğini gösteriyor. Rum partilerin EU’nun Ankara’ya yönelik yaptırım veya taahhüt mekanizmasını harekete geçirme ihtimali, Kıbrıs konusunda Brüksel’in tarafsızlığını sorgulatabilir. Ayrıca ELAM gibi aşırı sağ partilerin federasyon modeline karşı çıkması, çözüm olasılığını zorlaştırırken, DDP’nin kararsızlığı Rum cephesinde tam mutabakat sağlanamadığını ortaya koyuyor. Önümüzdeki dönemde BM gözetiminde yapılacak olası yeni bir konferans öncesi bu toplantı, Rumların AB kozunu stratejik hedef haline getirdiğini teyit ediyor. Türkiye açısından ise Kıbrıs politikasındaki kararlılık ile AB ile normalleşme arasında bir denge kurma ihtiyacı belirginleşiyor.
Bu haber, milliyet.com.tr kaynağından derlenerek özgünleştirilmiştir.
- GKRY Lideri Hristodulidis başkanlığında 6 partiyle Ulusal Konsey toplantısı yapıldı.
- DİSİ, AKEL, ELAM, DİKO, ALMA ve DDP liderleri Türkiye'ye karşı AB kartının kullanılmasında mutabık kaldı.
- AKEL, müzakerelerin 2017'de kaldığı noktadan devam etmesini isterken ELAM federasyon modeline karşı çıktı.
- Rum partilerin AB üzerinden Ankara'ya baskıyı artırma stratejisi, Kıbrıs sorununda yeni bir safha açıyor.
📰 Kaynak Haber
Bu haber milliyet.com.tr kaynaklı bilgilerden yararlanılarak özgün biçimde yeniden yazılmıştır.
Bu Habere Tepkiniz Nedir?