Bilim insanları, İngiltere ve ABD’de 164 binden fazla kişinin sağlık verilerini analiz ederek yeni nesillerin aynı kronolojik yaşta önceki kuşaklara kıyasla biyolojik olarak daha yaşlı göründüğünü belirledi. Araştırma, özellikle 1990 sonrası doğumlu bireylerde biyolojik yaşlanma hızının çarpıcı şekilde arttığını ve bunun erken yaşta kanser vakalarındaki yükselişle bağlantılı olabileceğini gösteriyor.

Washington Üniversitesi Tıp Fakültesi öncülüğünde gerçekleştirilen çalışmada, araştırmacılar İngiltere’deki veri tabanından 154 bin 169 yetişkin ile ABD’nin All of Us araştırma programına katılan 10 bin 262 kişinin kan değerlerini inceledi. Ekip, biyolojik yaşı ölçmek için “PhenoAge” yöntemini kullandı. Bu yöntem, kronolojik yaşın yanı sıra CRP, kan şekeri, kreatinin, albümin ve beyaz kan hücresi sayısı gibi dokuz farklı biyobelirteci temel alıyor. (Kaynak: ntv.com.tr)

Analizler sonucunda, İngiltere’de 1965-1974 doğumlu bireylerin yaş farkı puanı, 1950-1954 doğumlulara göre yüzde 23 daha yüksek çıktı. ABD’de ise fark çok daha belirgin: 1990-1999 doğumlu grubun puanı, 1965-1969 doğumlulara kıyasla yüzde 92 artış gösterdi. Araştırmacılar, bu bulguların genetik, obezite, sigara kullanımı ve telomer uzunluğu gibi faktörler sabit tutulduğunda bile geçerli olduğunu vurguladı.

Arka Plan ve Karşılaştırma

Son 20 yılda yapılan birçok çalışma, gelişmiş ülkelerde genç yetişkinler arasında kanser görülme sıklığının arttığını gösteriyor. Bu araştırma, biyolojik yaşlanma hızının kuşaklar arasındaki farkının bu artışın altında yatan olası nedenlerden biri olabileceğine işaret ediyor. Önceki nesillerde 50-60 yaşlarında ortaya çıkan kanser türleri, artık 30-40’lı yaşlarda teşhis ediliyor. Örneğin, Amerika Kanser Derneği verilerine göre erken başlangıçlı (55 yaş altı) kolorektal kanser oranı 1995’ten bu yana ikiye katlanmış durumda.

Neden Önemli? / İşin Özü

Bu araştırma, sadece genetiğin değil, aynı zamanda modern yaşamın (beslenme alışkanlıkları, uyku düzeni, çevresel toksinler, kronik stres) biyolojik yaşlanma üzerindeki birikimli etkisini gözler önüne seriyor. Sıradan bireyler açısından sonuç açık: Sağlıklı yaşam tarzı seçimleri yapmak artık bir tercih değil, erken yaşlanmayı ve kanser riskini azaltmak için zorunluluk haline geliyor. Makro ölçekte ise sağlık sistemleri, giderek daha genç yaşta kronik hastalıklarla uğraşmak zorunda kalabilir. Araştırmacılar, biyolojik yaşlanmayı yavaşlatabilecek müdahaleler (diyet, egzersiz, çevre düzenlemeleri) geliştirilmediği takdirde, gelecek nesillerin aynı kronolojik yaşta daha kırılgan ve hastalıklı olacağını öngörüyor.

Bu haber, ntv.com.tr kaynağından derlenerek özgünleştirilmiştir.

  • 164 binden fazla kişinin verisiyle yapılan çalışma, Z kuşağının aynı yaştaki önceki nesillere göre biyolojik olarak daha yaşlı olduğunu gösterdi.
  • ABD'de 1990-1999 doğumlularda biyolojik yaş farkı puanı, 1965-1969 doğumlulara göre yüzde 92 daha yüksek çıktı.
  • Biyolojik yaşlanma hızındaki artış, erken başlangıçlı akciğer, sindirim sistemi ve rahim kanseri riskini belirgin şekilde yükseltiyor.

📰 Kaynak Haber

Bu haber ntv.com.tr kaynaklı bilgilerden yararlanılarak özgün biçimde yeniden yazılmıştır.