Zırtullahi kirmani olarak haberiyle ilgili en güncel gelişmeleri, sıcak haber başlıklarını ve derinlemesine incelemeleri burada bulabilirsiniz. Türkiye ve dünya gündemini meşgul eden bu son dakika gelişmesi, günün en çok konuşulan ve dikkatle takip edilen konuları arasında ilk sıralarda yer alıyor. Toplumsal, siyasi veya sosyal hayatı doğrudan etkileme potansiyeline sahip olan bu olay, uzmanlar ve kamuoyu tarafından farklı pencerelerden değerlendiriliyor.
📌 İçindekiler Tablosu
Zırtullahi kirmani olarak Detayları
Zırtullahi kirmani, Türk argosunda ve halk dilinde “ne idüğü belirsiz”, “ciddiye alınmayacak kadar bön (ahmak)” ya da “hiçbir vasfı olmadığı halde önemli bir kişiymiş gibi davranan/görünen kimse” anlamına gelen mizahi bir tabirdir.
Kullanım amacı: Genellikle halk arasında gösteriş yapan, boş konuşan veya ortada bir vasfı bulunmayan kişileri tiye almak için kullanılır.
Türk edebiyatında şair Metin Eloğlu’nun şiirlerinde ve bazı mizahi metinlerde bu deyime rastlamak mümkündür.
“Allah’ın hödüğü” gibi benzeri anlamlara gelen kalıplaşmış bir argo söz öbeği olarak bilinir.
Zırtullahu kirmanilik özelliği ya da vasfı pek gizlenemez, örtülemez ama polisiye deyişle üzerinde durulması gereken bir “olay”dır, bir “case”dir.
Zırtullahu kirmaniliğin iyi anlaşılması için örnek vermek iyi olur.
Ahmet Hakan yazıyor (Hürriyet, 25.5.2026): Polissiz çözemediler: Güya İstanbul il başkanlığında yaşananlar yaşanmayacaktı. Güya Kemal Bey çok dikkatliydi, asla olay çıksın istemiyordu. Güya Özgür Özel de polisle karşı karşıya gelmekten kaçınıyordu. Demek ki hepsi hikâyeymiş. Her iki taraf da… İhtilafı polissiz çözmedi, çözemedi, belki de çözmek istemedi. Dün CHP Genel Merkezi’nde yaşanan olayların iki sorumlusu var:
Ahmet Hakan gibi bir dinbaz şahsın bölünmeleri kınayacak kadar ahmaklaşmaması gerek ama “ahmaklık”tan kurtulmak çok zordur. Kendisi Hürriyet gazetesine getirildiği zaman (ki gazetenin milyon basıldığı dönem) gazetenin en çok okunan iki yazarından biri ve ülkenin en çok “referans” olan yazarıydım. İlk yazı “yazar” olamamış bir yazıcının çiğlikten kurtulmamış döktürmesiydi. Ertesi gün, Ahmet Hakan’ın adını vermeden dut silkeler gibi silkelemiştim. Gazetede bir toplantıdan çıkmış yerime (odama değil) gidiyordum. Koridorda Ahmet Hakan’a rastladım, yanında gazetenin genel yayın yönetmeni Ertuğrul Özkök vardı. Sırıtarak yazıda neden adını vermediğimi sitem ederek sordu. Soruyu Ertuğrul Özkök de onayladı ama ben “Yazılarım Dingo’nun ahırı değildir” dememek için sustum.
Bir sayfalık yazı yazamayan Ahmet Hakan 25 Mayıs 2026 tarihli türlü sepetinde NE OLACAK diye soruyor ve kendisi yanıtlıyor:
Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel, CHP’den ayrılıp başka bir parti kuracak.
Çünkü bu şartlar altında… Kemal Kılıçdaroğlu’nun partiyi kolay kolay kurultaya götürmeyeceğini görüyorlar. Kılıçdaroğlu ile uğraşmaktansa kendi partilerini kurmayı tercih edecekler. Dün yaşanan olaylardan sonra… İmamoğlu’nun açıklamasını okuduktan sonra… Özgür Özel’in konuşmasını dinledikten sonra…
Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu ikilisi… CHP’yi bırakıp ayrı parti kurarlarsa başarılı olabilirler mi? Eğer gerçekten de Kemal Kılıçdaroğlu’nun arkasında hiç kimse yoksa… Eğer gerçekten de parti tabanı bir bütün olarak Özgür Özel’in arkasındaysa… Tabii başarabilirler. Ben CHP markasının sanıldığı kadar büyülü bir marka olmadığını düşünüyorum” demiş Ahmet Hakan.
İşte tam aklıma bizim Fransızların Monsieur de la Palice’i geldi. Jacques de Chabannes de La Palice (1470-1525), Fransa Kralı I. François döneminde savaşlarda büyük kahramanlıklar göstermiş soylu bir Fransız mareşalidir.
Ancak tarihe geçmesinin asıl nedeni, anısına yazılan alaycı bir halk şarkısındaki (La Palice) harf hatasından türeyen “lapalissade” (doğruluğu tartışılmaz, çok aşikâr, şüphe götürmez derecede bariz olan sözler) kavramıdır. Ölümünün ardından askerleri tarafından bestelenen övgü dolu şiirdeki; “Ölmeden bir çeyrek saat önce, hâlâ hayattaydı.” dizesi, zamanla anlamı apaçık ve gereksiz tespitleri ifade eden hicivli bir deyim haline gelmiştir.
“Ben CHP markasının sanıldığı kadar büyülü bir marka olmadığını düşünüyorum” cümlesine takıldım Ahmet Hakan’ın. Bizim “kakomira” Monsieur de la Palice CHP’nin sanıldığı kadar büyülü (büyük) marka olduğunu düşünmemekteymiş bir hacı fışfış olarak. Söyleyip yazdığı bu cümle Ahmet Hakan adlı şahsın mezun olduğu imam hatip mekteplerinde Türkiye Cumhuriyeti tarihinin yalapşap öğretildiği iddiasını doğrulamaktadir.
Ahmet Hakan’a göre Kurtuluş Savaşı’nı Yedi-Sekiz Hasan Paşa kazandı, Lozan Antlaşması’nı Tuzsuz Deli Bekir imzaladı; İkinci Dünya Savaşı sırasında Kayıkçı Kul Mustafa sadrazamlık yapıyordu. Tam anlamıyla falakalık bir durum.
Duracağı yeri bilemeyen Ahmet Hakan iki cevize yumurtluyor: “Kemal Kılıçdaroğlu, polis zoruyla genel merkez binasının boşaltılmasını talep ederek bu işin sorumlusudur.” “Özgür Özel de genel merkez binasını ancak polis zoruyla boşaltma kararı alarak bu görüntüyü vermek isteyerek bu işin sorumlusudur.”
Bu eylemler AKP’ye ve AKP kafalı Ahmet Hakan’a göre suç sayılabilir ama yasalara göre suç mudur? Yasalara göre suç olsa bile demokrasiyle yönetilen bir ülkede, demokrasinin sözlü ve yazılı sınavlarında 100 üzerinden yaldızlı 100 alır. Gerisi fasa fiso…
Şu anda Türkiye’de olanları anlamaya Ahmet Hakan’ın AKP icadı ortak aklı yetmez. Yazmaya kalkarsa her satırda çuvallar. Mal meydanda.
Bugün yaşanan inanılmaz Rejim ve Hukuk krizinin temelinde kuşkusuz, kişiliklerin de rolü var.
Zırtullahi kirmani, Türk argosunda ve halk dilinde “ne idüğü belirsiz”, “ciddiye alınmayacak kadar bön (ahmak)” ya da “hiçbir vasfı olmadığı halde önemli bir kişiymiş gibi davranan/görünen kimse” anlamına gelen mizahi bir tabirdir.
Kulağıma eğildi ve “Erdoğan MHP’ye alternatif olarak Kemal Bey’i yeni ve yedek ittifakı olarak hazırlıyor” dedi; “MHP çevrelerinde de bu konuşuluyor”
Dün Saray’ın görevlisi konumundaki Kılıçdaroğlu ile CHP’nin son seçilmiş genel başkanı Özgür Özel’in iki ayrı bayramlaşma toplantıları öncesi başkent kulislerinde bir dedikodu döndürülüyordu.
James Baldwin’in “Kimseler Bilmez Adımı” kitabı, uzun yıllar sonra Bülent O. Doğan’ın çevirisiyle ilk kez Türkçe yayımlandı.
Cumhuriyet Halk Partisi’ni (CHP) bir siyasi rejimle yani Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti Devletiyle bütünleştiren anlayış, bugün olduğu gibi 75 yıl öncesinde de onu yok edilmesi gereken bir düşman saymaktaydı.
Geçen haftaki yazımda ekonomideki "faiz sebep enflasyon sonuç" düşüncesinin, Yap-İşlet-Devret ve Kur Korumalı Mevduat enkazının ülkeyi nasıl yüzde 50'lik faiz duvarına ve rekor enflasyon sarmalına soktuğunu anlatmıştım. Bıraktığımız yerden, siyasetin yargı eliyle dizayn edildiği düşüncesinin ortaya çıkmasına neden olan 19 Mart sürecinden ve "mutlak butlan" kararıyla taçlanan büyük panik döneminden devam edelim.
Zırtullahi kirmani, Türk argosunda ve halk dilinde “ne idüğü belirsiz”, “ciddiye alınmayacak kadar bön (ahmak)” ya da “hiçbir vasfı olmadığı halde önemli bir kişiymiş gibi davranan/görünen kimse” anlamına gelen mizahi bir tabirdir.
Şimdi derler mi bilemem ama 1950’lerin Mersinlileri sevmedikleri, zıt gittikleri insanlara “kokomira” derlerdi.
Dönersem Mersin’e kışın giderim/ yanımda kitaplar sevdiğim ozanlardan.
Terziliğin meslek sözlüğünde “haute couture” diye bir deyim vardır.
Yazıya başlamadan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ve ayrım yapmadan bütün vatandaşlarının 19 Mayıs Bayramı’nı kutlarım.
Son dakika Kapsamında Yaşanan Gelişmenin Etkileri
Meydana gelen bu kritik gelişme, sadece bugünün gündemini belirlemekle kalmıyor, aynı zamanda önümüzdeki dönemin stratejik kararları üzerinde de güçlü bir etki yaratıyor. Son dakika kategorisinde yayınlanan diğer detaylı analizlerde de sıklıkla vurgulandığı üzere, bu tür dönüm noktaları toplumun farklı kesimlerinde çeşitli ve kalıcı yansımalar bulmaktadır.
Neler Oluyor platformu olarak, süreci en ince ayrıntısına kadar yakından takip ediyor, güncel veriler ve yetkili ağızlardan yapılan açıklamalar ulaştıkça haberimizi anlık olarak güncelleyerek sizlere en doğru bilgiyi sunmaya devam ediyoruz.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
❓ Zırtullahi kirmani olarak haberi hakkında güncel gelişmeler nelerdir?
Bu gelişme, Son dakika alanında derin yankı bulmuştur. En son detaylar, resmi kurum ve güvenilir ajans raporları doğrultusunda sitemizde anlık olarak güncellenmeye devam edecektir.
❓ Buna benzer diğer haberleri nereden takip edebilirim?
Sitemizdeki Son dakika kategorisini ziyaret ederek günün diğer sıcak gelişmelerine ve en son uzman analizlerine anında ulaşabilirsiniz.
❓ İçeriğin güvenilirliği ve hazırlayan kaynak kimdir?
Haber metni, uzman editör admin tarafından ajans ve veri akışları üzerinden derlenerek tarafsızlıkla oluşturulmuştur.